RSS
İletiler
Yorumlar

yazmakta bıraz gec kaldım ama mehmet yusufla ugrasmak bıraz yorucu sanırım bırazda uzun oldu hersey ıcın tekrar tesekkur ederım

bız bu ay 10 yılımızı dolduracagız evlılıgımızde. bizimde bebek sahıbı olabılmemız ıcın uzun bır yolculuktan gecmemız gerektı.evlılıgımızın basından berı hıc korunmadık ama bırıncı yılın sonunda hamıle kalamayınca doktora gıtmeye karar verdık.Eşime ve bana tahliller yapıldı.eşimde herhahgi bir problem yoktu.Benimse hormonlarımda sorun oldugu soylendı.Düzenli adet olamıyordum.rahım fılmı cekıldım ondan sonra laparoskopiyle kanalların acık olup olmadıgına bakıldı hıcbır sorun bulunamadı.Ve doktorumuz tedavıye basladı.Sakarya da yasıyorduk doktorum ılaclarla yumurtlamamı saglıyordu catlatma ıgnesı vuruluyordum ve artık gun verıyordu su gunlerde bırlıkte olun ve ısın en kotusu her ay bıze kesın bu ay hamıle kalırsın dıyordu.ama yıllar gecmişti hamilelik yoktu.Ve her ay umutla bekleyıp hayal kırıklıgı yasamaktan dolayı cok hırpalanmıstım.Ara sıra ara veriyorduk yeniden deniyorduk doktorum bir sorunumuzun olmadığını hamile kalabilecegimi söylüyordu ama olmuyordu işte.A rtık sonunda eşime ara vermek istediğimi söyledim.tedaviyi bıraktık o sıralarda eşimin işi yüzünden istanbula taşınmıstık.Ve bir aile büyüğümüzün tavsiyesiyle bir prof. gitmeye başladık.oda aynı seylerı yaptı tetkıkler esımden ve benden bırkac ay ılaclar ıgneler normal yolla hamile kalmam için uğraştı.yine olmadı bu sefer aşılama deneyelim dedi ve biz 4 kez aşılama denedik yine kesin hamile kalırsınız dıyordu.ama yine olmuyordu ve ben ıstemedıgım ıcın artık doktora gıtmeyı bırakmıstık sınırlerım cok yıpranmıstı her ay umutla beklemek ve hüsran kolay değildi.Bir gün tvda dr. numan bey vardı bahceci kliniğinin doktoru polikistik overi anlatıyordu ilk kez o gün duymustum eşime anlattım ve hastaneden randevu aldım.Bütün elimizdeki tetkıklerı fılmlerı raporları alıp gıttık.doktor bey bizimle ayrıntılı olarak konustu ve yapılan muayene de pco oldugumu soyledı, yapılması gerekenleri anlattı ve bizi Dr.Murat Berksoy’a yolladı.murat bey bızden bazı tahlıller ıstedı ve bunun sonucunda benim insülin direnci bozuklugum oldugu ortaya cıktı.kilo da vermem gerekıyordu murat beyin hazırladıgı sekılde dıyete basladım ve tabıı spora,itiraf etmeliyim başta çok zorlandım.ama sonucta 10 kilo vermiştim murat bey hazır oldugumu söyledi ve beni tekrar doktoruma yönlendirdi.Ve tüp bebek tedavisine basladık yumurtalarım toplandı transfer yapıldı kalan embrıyolarımız donduruldu.beklemeye basladık ama yine olmamıstı bu kez hayal kırıklıgım cok fazlaydı sankı tup bebekle yuzde yuz hamıle kalacagımı dusunmustum.eşime bır daha hıcbır sey denemeyecegımı soyledım.o da cok uzulmustu ama benı anladıgı ıcın bır sure bekleyelım onemlı olan senın saglıgın dedi.tabii birkaç sene gecti biz tekrar sakarya ya tasındık.bırgun alman hastanesınden aradılar dondurulmus embrıyolarımızın yasal bekleme suresı dolmus ne yapmak istediğimizi sordular.o gune kadar tamamen unutmustuk eşim hazırsan tekrar deneyelim dedi.doktorumuza gıttık bızı murat beye yıne yonlendırdı o hazır oldugunu soyledıgın de hemen transferı yaparız dedi.biz tekrar murat beyin yanına geldık.beslenme programı hazırladık yanına sporu da ekledık aslında bastan once kendı saglıgım ıcın gıdıyordum murat beyden dengeli düzenli ve saglıklı beslenmeyı ögrendım ve tabıı hareket olmadan saglıklı olunamayacagını.tam hatırlayamıyorum ama yaklasık bır sene sonunda murat bey artık hazır oldugumu soyledı onun da tavsıyesıyle Dr.Süleyman tosuna gıttık bır daha kı ay deneyebılecegımızı soyledı gecen sene ramazanda kadır gecesinin günü dondurulmus emrıyolarımdan transfer yapıldı.test günü geldiğinde eşim yurtdısından gelecektı bır arkadasımla gıttım yanlız olmak ıstemedım ve sonucu aldık pozitifti yanı 9 sene sonunda hamıleydım o anı unutamam esımın gelmesını bekleyemedım havaalanına gıdıp kendım soylemek ıstedım hala gozlerındekı mutlulugu ve sevınc yaslarını unutamam.Murat beye haber verdık ve yola yenı cıktıgımızı ve bu yolun uzun olacagını soyledı.kolay bır hamilelik gecirmedim.ilk baslarda alerjık oksuruk problemı yasadım hamılelıgım boyunca gebelık dıabetım vardı 6. aydan sonra ınsulın kullanmaya baslamıstım en zor anlar o zamanlardı gunde 6 kez sekerımı olcuyor 3 kezde ınsulın yapıyordum bu surecte murat beyın destegını ılgısını asla unutamam çok hakkı gectı son gune kadar bızı hıc yanlız bırakmadı ve nıhayet 20 haziran 2008de sabah oglumuz Mehmet Yusuf dunyaya geldı su an dusunuyorum bunca emege bunca zahmete ve bunca sıkıntıya degdı mı dıye kesınlıkle degıyor hıc pes etmeyen eşime bizi hiç yanlız bırakmayan başaracagıma inanan doktorum murat berksoya cok tesekkur edıyorum.bu yolda kendımı hıc yanlız hıssetmedım. bana sureklı soyledıgınız sozu hatırlıyorum ‘basarı bebegı kucaga almaktır’ allaha sukurler olsun bırlıkte basardıgımız ıcın cok mutluyum.bırde sunu soylemek ıstıyorum asla pes etmemek gerekıyormus bunu öğrendim sonunda kesinlikle değiyor bebeğimin yüzünü görünce kokusunu duyunca yaşadığım her sıkıntıyı bır anda unuttum..Rabbim dileyen isteyen herkese bu guzel duyguyu yasatsın

Murat Bey gercekten destegınız ıcın çok tesekkur ederım

yeni öykü

Evlendikten sonra 3 ay kadar korunduk , 3 ay sonra ikimizde bir bebeğimiz olsun istedik altı ay hiç korunmadık ve bu süre içerisinde her ay dayanılmaz adet sancıları çekiyordum.Adet sancıları çekiyorum diye bir doktora baş vurdum,dokto çok iyisin bir sorun yok sancıların olması iyi çünkü yumurtlama oluyor dedi.3 ay sonra eşimin arkadaşımın tavsiyesiyle başka bir doktora gittik .Bir sürü tahliller ve tetkikler eşimden de spermiyogram istemişti , eşim spermiyogram tahlilide normaldi.Korunmadan 1 senelik süreyi tamamlamamız gerekiyorbazı tedaviler için bu süreden sonra tekrar gittik aylık ilaç tedavilerine başladık 5 ay boyunca tedaviler sürdü, tabi maddi ve manevi sıkıntılarda başlamıştı.Ben evlendikten sonra bursaya yerleştim ailem istanbulda oturuyordu .Artık sormalar ,bebek nerde diyenler kayınvalidem tarafından eleştirmeler adet olduğumu gizliyordum,doktora gittiğim zamanlarda söylemeye çekiniyordum çok zor durumdaydım herkese ayrı ayrı cevzp vermekten çok bıkmıştım.Bir kaç ay dinlendikten sonra bu sefer iğne tedavisine başlandı bu iğne tedavi okadar zordu ki bir iki günlük iğne uygulaması kistler oluşuyordu daha sonrada bu kistlerin tedavileri baya sürüyordu bu arada istanbula gittim ablam beni kendi doktoruna götürdü bu doktor bana sen endometriozis hastası olduğumu söylemişti ve bana git ilaçlı rahim filmi çektir kanalların açık ise hiç böyle tedavilerle zaman kaybetmeden tüpbebek merkezine gitm ben ordan ayrıldığım zaman çok üzgün ,çok çaresiz hissediyordum geriye dönüp baktığımda birbuçuk sene boyunca her ay büyük umutlarla beklediğimi ve maddi ve manevi zorluklarla geçen bu zamanda doktorum bana hastalığımın ne olduğunu söylemişti.Bursaya döndüğümde tekrar doktoruma gittim ve doktorun bana söylediklerini söyledim kabul etmedi böyle bir şeyin yok sen normal yollarla çocuk sahibi olacaksın dedi.Yine iğne tedavisine başlamıştık ve yine kist oluşmuştu tekrar kist tedavisine bir süre ara verdim kendimi biraz toparlamam lazımdı çünkü psikolojim çok kötüydü eşimin bana olan desteği beni ayakta tutuyordu

Normal yollarla ve böyle tedavilerle bir sonuç alamayacağımızı artık bizde biliyorduk bir süre ara verdik.Tedavilere ben tekrar istanbula gittim ve annem Alman hastanesinden bahsetti hiç tiraz edemedim ,kuzenim kendisi DR Esra hanımın hastası çok güvenilir bir doktor olduğunu ve ona gitmemi söyledi.İlk randevuyuda o almıştı Esra hanıma muayene olduktan sonra oda tüpbebeği denememi tavsiye etti ve beni D r. Murat beye yönlendirdi Murat beyle görüşmeye gittim ilk ölçümleri yaptı ,kilom normaldi ama benim hastalığımın nedeniyel diyet yapmam gerekiyordubazı tahliller istemişti ben eşimle görüşüp bir karar almak için tekrar bursaya döndüm eşimle konuştuk aynı kararı verdik ve ben diyetime başladım tahlilleri burada yapı faxlıyordum ,haftalık diyet listesinide gönderiyordum.Murat beye okadar güveniyordum ki ilk tahlilleri ve diyet listemi gönderdiğim gün beni aradı ; Nihal hanım sen anne olucaksın inan bana, ben o akşam çok huzurluydum her şeyi daha dikkatli yapıyordum birkaç ay böyle devam ettik dördüncü ayın sonunda Murat bey beni hazırlamıştı artık tedaviye başladık her şey çok güzel gidiyordu.Yumurta toplama yapıldı üç gün sonra transfere girdim ço heycanlı ve sabırsızlıkla geçen 14 günün sabahı kliniğe gittik tahlil için kan verdim bir saat beklicektim , o bir saatlik süre geçmek bilmiyordu sekreter esra hanımın odasına gönderdi sonuç masasında duruyordu Esra hanım tamam ben yerimde duramıyordum Esra hanım bebeğim olacakmı diye sordum Esra hanım var var dedi ben o sırada göz yaşlarıma boğuluyordum.Sonra murat beyi aradım güzel haberi verdim hedefimiz neydi Nihal hanım kucağa almak tamamı hamileliğim dördüncü ayı bitti tekrar doktorlarıma görünüp muayene olduktan sonra bursaya gidecektim ben bu süre içinde her ay kliniğe gidip kontorollerimi oluyordum bir hafta sonra bursaya döndüm çok mutlunbir şekilde artık kimseye ezik biri olarak değilde bir anne adayı olarak cevap vericektim.

Ben bursadan en son ayrıldığım günü hiç unutmuyorum ben kendim bir karar almıştım eğerki bu tedaviden de bir sonuç almasaydım bir daha bursaya dönmicektim , yani evliliğimde bitecekti. Ben bu yazıyı yazdığım sırada bebeğimi uyutmuştum o kadar geriye dönmüştümki onun ağlamasıyla kendime geldim o çok başka bir şey şimdi bir buçık yaşında.

Evet dokuzuncu ayım bitmek üzere dokuz ay boyunca haftalık kan şekerimi ölçtürüp Murat beye gönderiyordum yani onun takibinde devam ettim.Artık sancılarım başlamıştı hastaneye gittikten hemen sonra doğuma aldılar doğumum epidural sezeryanla oldu doğum sırasında doktorum bana sordu Nihal hanım sen nerde tedavi oldun bu birr mucize bende nerede tedavi olduğumu söyleyince anladım tamam dedi.Beni odaya aldıktan sonra eşime hemen murat beyi ara dedim eşim hemen murat beyi aradı ;Murat bey bebeğimizi kucağımıza aldık sonra telefonu ban verdi.Nihal hanım azmine ve sabrına teşekkür ederim demişti.Murat beyin sesini duyduğum zaman çok mutlu olmuştum .Bebeği hemşire hanım alır almaz emen onun yüzünü getirdi yüzüme koydu allahım çok muhteşem bir andı.

25 Ağustos 2008, Pazartesi Sabah Gazetesi

http://arsiv.sabah.com.tr/2008/08/25/gny/haber,13B7D696FB5F4B77959D3E8BE0101BE3.html

Yaşam boyu savaştığımız kilolar, gebelikte katlanarak artınca; özellikle doğum sonrasında problem çıkmaya başlıyor. Dr. Murat Berksoy; hamilelik kilolarından kurtulmak için diyet yerine emzirmeyi, yürüyüşü, iyi uykuyu ve 6. haftadan sonra düzenli seksi öneriyor..

Bahçeci Kliniği’nden Aile Hekimi ve Beslenme Danışmanı Dr. Murat Berksoy, hamilelik döneminde aldığınızın kilolardan doğum sonrasında kendi kendinize kurtulmanızı sağlayacak tavsiyeler verdi ve sorularımızı yanıtladı:

* Doğum sonrasında, şişmanlık sorunu nasıl aşılabilir?
Emzirme dönemindeki az uyku ile çok yeme arasında bağlantı var. Uykusuzluk, hormonların salınımını artırır ve yemek yeme ihtiyacına neden olur. Cinselliğin zaten az olduğu emzirme döneminde düzenli olmayan bir uyku, düzensiz cinsel yaşama da neden oluyor. 6. haftadan itibaren cinsel hayatın da düzene girmesi, kilo vermede önemlidir. Sadece beslenme, kilo vermek için bu dönemde yeterli değildir. Ama etkin emzirme, iyi uyku, egzersiz ve düzenli cinsel hayatla 6 ayda şişmanlığı aşabilirsiniz.

EMZİRENE DİYET YOK!
* Doğum sonrası, hemen diyete başlamak doğru mu?
Doğumdan 6 hafta sonra, sağlıklı kilo verebilmek için diyete ve egzersize başlanmalıdır. Diyet derken, katı bir rejim listesi uygulanmasını kastetmiyoruz.

* Emziren anneler için özel bir diyet öneriyor musunuz?
Emziren annelere diyet yapmalarını kesinlikle önermiyoruz. Önerimiz; doğru, dengeli beslenme ve egzersizdir. Bunu, evde her anne kendi kendine de başarabilir. Anne sütü, bebek için en uygun besindir. Emzirme döneminde süt salgılanması; kadının normal gereksinmesinden daha fazla enerji, protein, vitamin ve mineral almasını gerektirir. Bu yüzden, katı diyetler sakıncalıdır. Başarılı bir emzirme ile anne 6 ayda normal kilosuna dönebilir. Emziren anne, kalsiyumdan zengin beslenmelidir. Bu dönemde su ihtiyacı da artan anne, günde en az 10 su bardağı sıvı almalıdır. Emziren anneler 4-6 aylık emzirme döneminde gaz oluşumunu engellemek için yemeklerini yavaş yemeli, lokmalarını ise iyi çiğnemelidir.

ÜST LİMİT 12 KİLODUR!
* Doğum sonrasında, fazla kilo problemi yaşamamak için ne yapmak lazım?
Düzenli ve dengeli beslenmeyi öğrenmek için bir diyetisyene gitme şansları olmayan anne adayları, hamilelik dönemi başlar başlamaz kendi kendilerine de kilolarını kontrol altında tutabilirler. Kendilerini takip eden jinekologlarıyla da, sağlıklı beslenme konusunda fikir alışverişinde bulunabilirler. Jinekologlar, onlara doğru yönlendirmeler yapacaktır. Gebelik sırasında alınması gereken ideal kilo; 10-12 kilodur. Bu miktardan fazlası, hem gebelik boyunca birtakım sıkıntılar yaratabilir, hem de gebelik sonrasında anneye yük olacaktır.

Hamilelik döneminde aldığınız kiloları vermek için bunları yapabilirsiniz:
* Yediklerinizi yazmak için yemek günlüğü tutun.
* Kendinize zaman ayırın. Bebeğinizi pusete koyarak 30 dakika tempolu yürümek, yapacağınız en kolay egzersizdir.
* Evde, sizi kışkırtan yiyecekler bulundurmayın.
* Daha ekonomik seçimler yapın. Örneğin; bal yerine pekmez, muz yerine elma tüketin.
* Süt, yoğurt ve peynir düzenli olarak tüketilmesi gereken besinlerdir.
* Her gün bir adet yumurta ve bir porsiyon etli sebze yemeği veya nohut, mercimek gibi kurubaklagiller yenmelidir.
* Maydanoz, yeşilbiber ya da taze soğan gibi C vitamininden zengin sebze ve meyveler, birlikte yenmelidir.
* D vitamini besinlerde bulunmaz. Bu yüzden, anne ve bebek, uygun saatlerde güneşlenmelidir.
* Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır.
* Kontrollü olarak kurumeyve ve kuruyemişler de tüketilebilir.

Alınan kilolar, doğum sonrasında ne kadar sürede verilebilir?
Hamilelikte alınan ortalama 12-15 kilonun, 6-7 kilosu doğum sırasında atılır. En çok 5-6 kilo fazlanız kalır. Bu kiloları vermek için en az 9 ay zamanınız var. Eğer dengeli besleniyorsanız, tatlı besinlerden uzak duruyorsanız ve karbonhidrat alımınıza dikkat ediyorsanız; katı bir rejim listesine gerek yoktur. Emziren annelerin diyet yapmaması gerekir. Aslında emzirmeyen annelerin de diyet yapmaları yanlıştır. Çünkü bir bebeğin sorumluluğu yeterince büyük ve yorucudur. Bu dönemde kendinize iyi bakmanız ve sizi halsiz bırakacak diyetlerden uzak durmanız gerekir. Sağlıklı beslenme rejimini uygularken de, her besin grubundan almaya özen göstermelisiniz. Porsiyonlarınızı küçültün. Tatlı ve hamur işlerini asla tüketmeyin. Öğün atlamayın. Bunlar bile, forma girmeniz için yeterlidir.

* Doğumdan sonra bölgesel alınan kilolar, sadece beslenme rejimi ile verilebilir mi?
Özellikle karın bölgesi, kalça ve üst bacak bölgesinde oluşan kiloları, tek başına beslenme rejimi ile atmak imkansızdır. Doğumun ardından zorlanan kasların toparlanması için kesinlikle egzersize ihtiyaç vardır. Hamilelik süresince fazla kilo almamış olsanız bile, bazı kaslar gevşer ve sıkılığını kaybeder. Özellikle karın kasları egzersiz olmadan eski gerginliğine kavuşamaz. Sezaryen yapan annelerin, karın kaslarının toparlanması biraz daha zordur. Göğüs kasları da, gebelik boyunca ve sonrasında süt kanallarıyla dolarak ağırlaştıkça sıkılığını kaybeder. Doğumdan sonra mutlaka karın bölgeniz için özel egzersiz programlarına başlayın. Ayrıca mutlaka emzirme sutyeni kullanın.

SABAH (08.30)
* 1 su bardağı şekersiz süt veya yoğurt.
* 1 haşlanmış yumurta. (Haftada 3 kez)
* 2 kibrit kutusu peynir.
* 1 porsiyon meyve.
* 2 İnce dilim kepekli ekmek.
* 52 gr. karbonhidrat.
* 18 gr. protein.
* 17 gr. yağ. ARA ÖĞÜN (09.30)
* 1-2 kibrit kutusu peynir.
* 1 ince dilim ekmek. (160 Kalori)
* 20 gr. karbonhidrat.
* 7.5 gr. protein.
* 5 gr. yağ.

ÖĞLEN (12.30)
* 6 yemek kaşığı etsiz sebze yemeği.
* 1 çay bardağı yoğurt.
* Salatalık, domates, biber, roka, nane, maydanoz, marul.
* 1 porsiyon meyve.
* 1 ince dilim ekmek. (455 kalori)
* 53 gr. karbonhidrat.
* 19.5 gr. protein.
* 18.3 gr. yağ

ARA ÖĞÜN (15.30)
* 2 kibrit kutusu peynir.
* 1 İnce dilim ekmek.
* Salatalık, domates, biber, roka, maydanoz, marul.
* 20 gr. karbonhidrat.
* 7.5 gr. protein.
* 5 gr. yağ.

AKŞAM (18.30)
* 6 yemek kaşığı etsiz sebze yemeği.
* 3 yemek kaşığı nohut, mercimek, fasulye, bezelye, barbunya ya da soya.
* Salatalık, domates, biber, roka, nane, maydanoz, marul.
* 1 İnce dilim ekmek. (455 kalori)
* 19.5 gr. protein.
* 53 gr. karbonhidrat.
* 18.3 gr. yağ.

ARA ÖĞÜN (21.30)
* 1/2 su bardağı şekersiz süt veya yoğurt. (160 kalori)
* 20 gr. karbonhidrat.
* 7.5 gr. protein.
* 5 gr. yağ.

yeni başarı öyküsü

Ümitlerimin Tükendiği Anda Muradım Yeşermeye Başladı

24 Aralık 1995 tarihinde evlendik.Evlendiğimiz andan itibaren bebek
istememize rağmen olmamıştı.Evliliğmizin 1. yılı dolmak üzereyken
çevremizdekilerin; “şöyle bu işleri bilen şurda kadın var,bir
bakının…” sözleri üzerine kocakarı tedavilerine başladık.Günler
hatta aylar geçiyor ama ortalıkta halen birşey yoktu…
Evliliğmizin 2. yılı bitmek üzere eş-dost tavsiyesiyle doktora
başladık. Doktorun istediği bütün tahlilleri yaptırdık.Doktorun “Sebep
yok ama yinede siz şu ilaçları kullanın, çocuk olur.” sözleri üzerine
doktorun verdiği ilaçları kullandık.(Ben öğretmenim.İlaçlar benim
maaşımın bir buçuk katı tuttu.) Ama yine bir şey yok.
Artık çaresizce nerede bir doktor, bir kocakarı, bir hoca(muska
yazan) duysak biz hemen oraya koşuşturuyoruz. Günler,aylar ve hatta
yıllar geçiyor biz yemeyip-içmeyip-giymeyip kazandığımızı bu yollarda
harcıyoruz.
Evliliğimizin 5. yılı bitti. Artık ufak tefek muayene hanelerde
görülen tedavilerle ya da kocakarı ilaçlarıyla ve muskalarla birşey
olmayacağını kavradık. Daha kapsamlı merkezlere gitmeye başladık. 1
defa Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde 4 defa Cerrahpaşa’da
olmak üzere toplam 5 defa aşılama yaptırdık. Fakat yine elle tutulur
gözle görülür birşey yok. Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde
tedavimizi yapan Pr.Doktora tekrar gittik. Bize “kanallarda tıkanıklık
olabilir,rahim oksijen alamadığı için bu aşılamalardan sonuç alamamış
olabilirsiniz” dedi.Biz “çözüm ne?”diye sorunca “Laporoskopi Amaliyatı
olacak” dedi. Çaresiz onuda kabul ettik ve eşimi Pakize-i Tarzi
Kliniğinde amaliyat ettirdik. “Kanallar açık, her hangi bir engel yok”
dedi… Pr.Doktor “Tüp Bebek yaptırmaktan başka çareniz yok” dedi.

Biz çaresizlik içinde değişik doktorlara gidiyoruz. Elimizdeki
dökümanları hangi doktora göstertdiysek “tüp bebek yaptırmalısınız,
başka çaresi yok”dediler…

Ve artık yine belki çare olur diye ve çevredekilerin şu hoca iyi
biliyormuş, bu hoca iyi anlıyormuş sözlerini dinlemeye başladık ve
yine hocalara başladık.Muskalar yazdılar,okunmuş sular içirdiler,
bilmem neler neler akla mantığa sığmayan işler yaptırdılar ama sonuç
yok.

Artık tek çare olarak doktorların söyledikleri tüp bebeği yaptırmayı
kabüllendik ve Cerrahpaşa’da başladık tüp bebek yaptırmaya. Kesin
olacak hevesleriyle ne dendiyseler fazlasıyla yaptık ama sonuç
yok.Sonuç yok ama bu sefer pisikolojik yıkım şimdiye kadar olanların
hepsine bedel.
Çaresiz Yeşilköy İnterneşılın Hospital’de ikinci üçüncü denemeyi de
yaptırdık, ama sonuç hep hüsran…(Birinci kalite embriyo bile elde
edemiyorlar.En kaliteli embriyolar bile ikinci kalitede
oluşuyor.)Doktora neden olmadığını sorduk.Doktor “yomurtalar kalitesiz
olduğundan sonuç vermiyor”dedi. Biz “yumurtaların kalitesini
düzeltemezmisiniz” diye sorunca doktorumuz “yumurtayı toplamadan
kalitesini anlıyamıyoruz, yumurta toplandıktan sonrada yumurta
üzerinde oynama yapamayız” dedi. Biz çarenin ne olduğunu soruncada
“Şansınızı deneyeceksiniz,başka çare yok”dedi.

Düşündük ve doktor değiştirmeye karar verdik. Tüp bebek yapan diğer
merkezleride araştırdım. Okmeydanı’nda Memorıal Hastanesi’nde daha
farklı bir uygulama yapıldığını öğrendim.(Kokalçır ve embriyoların
genetik incelemesi) Başladık o merkezde tedaviye. Ama sonuç yine
boş…

Yine doktor değiştirdik ve Etiler’de Fertijin Kadın Sağlığı ve Tüp
Bebek Merkezi’nde daha değişik uygulamayla çalışmaya başladık.(
Lenfosit aşısı ) Ama yine sonuç diğerlerinden farksız…

Ben artık bütün ümitlerimi kaybettim, olmayacağını kabullendim ve
hatta dünyada çocuğu olmayan tek aile biz olmadığımızı, bizim
durumumuzda daha nice aileler olduğunu düşünmeye başladım. Artık daha
boşu boşuna doktorlara, kocakarılara ya da hocalara para yedirmenin
gereksiz olduğuna karar verdim. Ama eşim bir türlü vaz geçmiyor, yine
doktora gidelim diye her gün kafamı ütülüyor…
Sadece eşimi susturmak için tekrar doktora gitmeyi kabullendim.
Benim için doktorun ve hastanenin artık önemi yoktu.Çünkü 5 defa
aşılama, 5 defa tüp bebek yaptırdık. Sonuç olumsuz olduğuna göre,
altıncı tüp bebek denemesindemi olacak. “Hangi hastane olursa olsun,
doktor kim olursa olsun. Ne önemi var. Sonuçta çocuk olmayacak
nasılsa…” diye düşünüyordum. Eşim “Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ne
gidelim.” dedi. Ben bir gün bir arkadaşla konuşurken Gaziosmanpaşa
Şafak Hastanesi’ne gitmeyi düşündüğümüzü söyledim. O arkadaş, “Ben
Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ndeki doktorları tanıyorum. Onlar Alman
Hastahanesi’nden oraya gittiler. Onlar iyi doktorlar ama isterseniz
siz Alman Hastahanesi’ne gidin.” dedi.( O arkadaşımda Alman
Hastahanesi’nde tüp bebek yaptırmış. 8 Yaşında ikiz iki oğlu var.) Eve
geldiğimde eşime söyledim. Eşim “Tamam, Alman Hastahanesi’ne
gidelim.”dedi. Randevumuzu aldık ve gittik. Dç.Dr.Ulun ULUĞ bey eşimi
muayene etti, elimizdeki dökümanları inceledi ve bize “Benim burada
yapacaklarımın hepsini siz yaptırmışsınız. Bende yapılanların aynısını
yapacağım.Ama isterseniz sizi önce aile hekimi bir arkadaşa
göndereyim, o size baksın. Onun çalışması bitince bana gelirsiniz”
dedi. Denize düşen yılana sarılırmış; çaresiz kabullendik. 30.07.2007
tarihine aile hekimi Uzm.Dr. Murat BERKSOY’a randevumuzu Ulun Bey’in
sekreteri aldı. Randevu tarihimiz geldi, biz Nişantaşı’nın yolunu
tuttuk. Murat Bey eşimden ve benden çeşitli tahliller istedi.
Yaptırdık. Eşime çok sıkı bir diyet verdi. Eşim diyete ve spora
başladı. Kontrollerimize gidip geldik.Eylül ayının sonuna yakın eşim
kontrole yalnız gitti. Murat Bey eşime”Benim çalışmam tamam.Bu
adetinde tüp bebeğe başlayacaksınız.” demiş. 30 Eylül veya 01 Ekim
gibi eşimin hastalanması gerekiyordu. 06 Ekim 2007 ( Cumartesi )oldu
fakat eşim hastalanmadı. Ben Murat Bey’i aradım. Murat Bey,”Gebelik
testi yaptırın, tekrar beni ara.” dedi. Testi yaptırdık, aradım ve
dünyalar artık benimdi…. Murat Bey eşimin hamile olduğunu söylemişti.
Bu durumda Allah’a şükretmekten, ağlamaktan, Murat Bey’e ve Ulun
Bey’e dua etmekten başka daha ne yapılırdı ki bilmem. Bayram yakındı.
Ama biz zaten bayramımızı yaşıyorduk…
Eşimin laporoskopi ameliyatından sonra en az 50 kadın doğum
doktoruna gidip muayene olduk ve elimizdeki dökümanları gösterdik.Bize
tüpbebekten başka hiçbir çare olamadığını söylediler. Bu doktorların
çoğu (sözüm ona) profösördü.Sayın profösörler bilmiyorsanız
bilmediğinizi, bilipte kabullenemediyseniz kabullenemediğinizi
söyleseydiniz ne olurdu?.. İşte gerçek tüpbebekten başka çare varmış.
Tüpbebek değil, normal yolla eşim hamile. Hatta bu tedavi görülmeseydi
500 defada tüpbebek yaptırsaydık, öyle sanıyorum ki hepsinin de sonu
boş olacaktı.
27 Mayıs 2008 Salı günü mutluluğumuzun perçinleştiği gündü. Artık
muradımız gerçekleşmişti. Murat bebeğimiz kucağımızdaydı. Allah
olmayan herkese versin. Murat Bey ve Ulun Bey size çok teşekkürler…
Hakkınızı helâl edin… Bizim gözümüzde en büyük doktor sizlersiniz…

merhaba

Merhaba,
Biz 8 yıllık evliyiz. Son 3 yılımız çocuk sahibi olmaya çalışmakla geçti. 2007 Temmuz ayına kadar, yani Dr.Murat Berksoy ile tanışana kadar 8 aşılama, 2 tüp bebek denemesinde bulunduk. Maalesef hiçbirinden de sonuç alamadık. O ana değin herhangi bir problem olup olmadığını araştırmak için Dokuz Eylül Üniversitesinde histereskopi ve laparoskopi ameliyatı geçirdim ve bir polip alındı ancak bu polip küçüktü ve kısırlığa neden olmayacağı düşünüldü. 3 yıl içerisinde, bize çocuk sahibi olamamamızın nedeni olarak çok zayıf olduğum, endometriyozis problemi yaşadığım söylenmişti ancak resmi kayıtlarda nedeni belirlenemeyen infertilite olarak geçiyordu. Dokuz Eylül Üniversitesindeki doktorum tarafından kilo almadan tekrar denememem gerektiği söylendi ve ben de aynen öyle yaptım. Et tüketimini artırdım, kilolarımı aldım ve 53 kg. olarak son tüp bebek denememize hazırlandım. Bu sefer şansımızı Alman hastanesinde denemeye karar verdik. Dr Halit Fırat Erden ile görüştük ve tüp bebek denememizi yaptık, sonuç alamayınca Halit Bey kendi açılarından bir problem bulunmadığını söyledi, tekrar denemeden önce bizi Dr. Murat Berksoy’a yönlendirdi.
Murat Bey’in ilk yaptığı değerlendirmeden sonra benim gizli şişman olduğumu söylemesi bizi çok şaşırttı. Yağlarımdan kurtulmam gerektiğini söyleyince “bu kara mizah olmalı dedim”. Ne de olsa ben 1.68 boyunda 53 kiloydum ve bir önceki doktorum da kilo almamı istemişti. Bizden 20 civarı test yaptırmamızı istediğinde bu işin kolay olmayacağını anlamıştık. (İnsülin direnci problemim olduğunu kendisi sayesinde öğrendim. Beni şeker hastası olmaktan kurtardığı için ayrıca teşekkür ederim.) Hayvansal gıdaları kesmem de bu ilginç yaklaşıma eklenince ailemdeki hiçkimse (eşim hariç) uyguladığımız yönteme akıl erdiremedi, inanmadılar ama bu bizi hiç etkilemedi.
3.5 ay içinde beslenme programıma harfiyen uydum. Her gün 45 dk. yürüyüşümü yaptım ve bu süre sonunda sonuç değerlendirmesi yapmak için tekrar Malatya’dan İstanbul’a gittik. Sonuç olarak 6 kilo yağ verdim (47 kiloya düştüm ama sağlıklı olduğumu bilmek beni mutlu ediyordu) ve insülin direnici problemimi kontrol altına aldım. Murat Bey’e göre artık hazırdık, istediğimiz zaman deneme yapabilirdik. Biz ilk etapta normal yoldan gebe kalmayı denemek istedik, ne de olsa Halit Bey “siz evde deneyin, hem daha ucuz olur hem de daha çok deneme şansınız olur” diyerek bizi yolculamıştı. O hafta sonu İstanbul’dan döndük ve takip eden hafta içinde hamile kaldım. Şimdi Ege SİLİĞ ile birlikte Murat Bey’i ziyaret etmek en keyifli anlardan biri olacak bizim için.
Bizi doğru insanla tanıştırdığı için Dr. Halit Fırat Erden’e teşekkür etmek istiyorum. Cesaretlendirici yaklaşımı (ama her zaman temkinli), destekleyici tavırları için ve tabi ki Ege’ye kavuşmamızı sağladığı için sevgili doktorumuz Murat Berksoy’a çok minnettarız. Murat Berksoy, bir aile hekimi olarak her zaman hayatımda olmasını isteyeceğim, çok güvendiğim, kendimi onun tavsiyelerine ve uzmanlığına rahatça teslim ettiğim sevgili doktorum; çok ama çok teşekkür ediyorum.
Sizlere tavsiyem, Murat Bey’e güvenin, her dediğini harfiyen yapın, ben yaptım sonuç 3.5 ay sonra geldi. Darısı başınıza….

Aylin-Murat-Ege SİLİĞ

Eski İletiler »