Başarı Hikayeleri 8

4 Mart 2007 , Dr. Murat BERKSOY.

1995 yılında eşimle ilk evlendiğimizde “henüz çocuk için erken, biz 4-5 yıl sonra çocuk sahibi olmak istiyoruz” diyerek bu konuyu konuşmuştuk. Fakat hiçbir şekilde doktora gitmemiş, istediğimizde bebek sahibi olup olamayacağımızı araştırmamıştık. Şimdi tüm yeni evlenenlere tavsiyem hemen bebek istemiyorlarsa bile bir doktora gitmeleri ve gerekli tetkikleri yaptırmaları. Çünkü bebek için karar verilen anda hiç aklınızda olmayan sorunlar çıkabiliyor ve bunların tedavisi uzun yıllar alabiliyor ya da tedavisi imkansız hale gelebiliyor.


1999 yılında ilk defa bir kadın-doğum uzmanına gittiğimde bana ovulasyon testi yaparak “Ovulasyon oluyor, senin çocuğun olabilir” diyerek başka hiçbir test yapmadan gönderdi ve biz de bir müddet bekledik, baktık hala bir değişiklik yok, bir üniversite hastanesi üreme sağlığı merkezine başvurduk. Orada bende hipotiroidi tespit edildi. Hipotiroidi yumurtlamayı ve yumurta kalitesini etkiler diyerek bir yıl kadar bunun üzerinde duruldu, bunun tedavisi yapıldı. Fakat yine bir değişiklik yoktu. HSG çekildi, normal çıktı. En sonunda bana “Yumurtlama haplarını deneyeceğiz” dediler. 2001 yılı sonuydu. Tam bu tedaviye başlayacakken bir arkadaşımdan Alman Hastanesi ve Dr. Halit Fırat Erden’in bu konuda çok iyi olduğunu duydum. Hemen Halit Bey’in telefonunu bularak kendisini aradım. Tatilde olmasına rağmen benimle çok ilgilendi. Bana düzenli adet olup olmadığımı sordu ben de “evet düzenli” dedim. O da bana “eğer olacak olsa olurdu şimdiye kadar. Bu haplar da sana birşey kazandırmaz. Hemen gel, bakalım” dedi. Ben de hap tedavisine başlamadan direk Alman Hastanesi’ne geldim. Halit Bey ilk ultrasonda daha bakar bakmaz bana “Kist var, önümüzdeki aya geçmezse laparoskopi yapacağız” dedi. Bir sonraki ay gittiğimde kist yine duruyordu. Dr. Mustafa Bahçeci bizzat kendisi laparoskopi ameliyatımı yaptı. İleri derecede endometriozis olduğu ortaya çıkı. Bana “1 yıl içinde hamile kalabilirsin, olmazsa 1 yıl sonra görüşelim” dediler. 1 yıl içinde yine ben hamile kalamadım ve hastaneye gittiğimde “Direk tüp bebek yapalım, vakit kaybetmeyelim” dediler. 2003 yılıydı, 32 yaşındaydım, 4 embriyo yerleştirildi fakat tutmadı.
Ben bu arada boşuna vakit geçirmiş olmayayım diye kendi bulunduğum yerde üniversite hastanesine başvurdum. Tüm yapılmış tetkiklerimi ve laparoskopi kasetimi teslim ettim. Dr’un dediğine göre aşılamayla bu iş aşılabilirdi ve Alman Hastanesi beni hemen tüp bebek tedavisine almakla ticari (!) düşünmüştü. Beni 2 yıl kadar orada oyaladılar. En son doktor bana “laparoskopi kasetini yeni izledim, çok başarılı yapılmış bir ameliyat fakat 4. evre endometriozisin var, senin çocuğun olmaz. Fakat madem bu kadar istiyorsun 1 kez tüp bebek dene, sonra da bu defteri kapat” dedi.
Ben yine Halit Bey’i aramaya karar verdim. İlk aradığımda beni hemen hatırladı, o arada neler yaptığımı sordu. Ben tekrar deneme için gelmek istediğimi söyledim. O da “Hemen gel” dedi. 2. tüp bebek denemem tam bir fiyaskoydu. Sadece 1 yumurta elde edilebilmiş, o da döllenememişti. Geçen 2 yılın faturası benim için çok ağır olmuştu. Ağlayarak doktorumuzla konuştuk. “Bırakalım mı devam mı edelim?” diye sorduk. Aslında insan tabii ki bırakamıyor. İçimizden “devam edelim denilmesini, ümit verilmesini istiyorduk. Doktorumuz da “tabii ki devam edeceğiz”, dedi. Yumurtlamayı arttıran özel bir ilaçtan bahsetti. Fakat ben yumurtaların kalitesinin de önemli olduğunu, bunun için birşeyler yapılması gerektiğini düşünüyordum. Ama ne yapacağımı, nereden başlayacağımı bilemiyordum. Tam bu sırada bültenlerden birinde Alman Hastanesi Aile Hekimi Dr. Murat Berksoy’un başarısını okudum. Biraz daha araştırdığımda infertil beslenmesi konusunda gerçekten uzman olduğunu anladım. Hemen kendisiyle görüşmeye gittim. İlk gördüğümde aldığım pozitif enerji beni o kadar heyecanlandırdı ki “evet” dedim, “kendimi tamamiyle teslim edebileceğim, çok emin ellerdeyim”. Hemen bazı tetkikler, tahliller istedi. Hepsini yaptırdık ve sonucunda “hipoglisemi” çıktı. Bu da yumurta kalitesini etkileyen çok önemli bir faktördü. 2 yıldır süregelen hiperprolaktinemi sorunum da vardı. Aynı zamanda ben 4. evre endometriozis hastasıydım. Bu, yumurtanın oluşumundan embriyonun tutunmasına kadar her yönden olumsuz etkiliyordu.
Murat Bey bunların hepsini gözönünde bulundurarak bana bir beslenme programı ve vitamin-mineral desteği hazırladı. Tüm et ve et ürünleri, balık, doymuş yağlar hepsi bana yasaktı. Ayrıca hipoglisemi için de sık sık ve kan şekerini yükseltip düşürmeyecek şekilde beslenmem gerekecekti. Tüm bu verilen listeye titizlikle uydum. 6 ay sonra yeni bir tüp bebek denemesi için geldiğimde kendimi mutlu ve hazır hissediyordum. Tam 18 yumurta toplandı. İnanılmaz bir sonuçtu. 2 blastokist yerleştirildi fakat kimyasal gebelik oldu ve düşükle sonuçlandı. Bu arada Murat Bey’den sürekli psikolojik destek gördüm. Beni hep “Sen çok zor bir işi başardın, senin bu azmini birçok kişi gösteremezdi” diyerek motive ediyordu. 
Murat Bey ısrarla karyotip analizi yaptırmamı istedi. Yine ben beslenmeme dikkat ediyordum, arada sırada Murat Bey’le görüşerek düzenlemeler yapıyorduk. Ben bu testi “bulunduğumuz yerde yapılmıyor” diyerek ihmal etmiştim. Fakat o, ısrarla yaptır dedi. Ben de en sonunda İzmir’e giderek bu testi yaptırdım ve sonucunda bana “dengeli translokasyon” denilen, bir taşıyıcılık durumu ortaya çıktı. Artık normal tüp bebek denemesi yeterli değildi, PGT yapılarak sağlam normal embriyo bulunması gerekiyordu. Bunun için yeniden denemelere başladık. Çok embriyo olup, hepsinin birden PGT yapılabilmesi için 2 kez yumurta toplandı ve 5 normal embriyo bulundu. Bunlardan 3’ü transfer edildi. Geçmek bilmeyen bir 15 gün. Sürekli dua ediyordum. Test günüme 2 gün kala az bir kanamam oldu. Herşey bitti artık, yine olmadı dedik, ağladık eşimle….. Halit Bey’i aradık, durumu söyledik. Ve o, hayatım boyunca unutamayacağım şu sözleri söyledi; “Sema, sen gebesin. Testi yarına yaptır, beni de bilgilendir.” Telefonu kapattığımda ağlamakla gülmek arası garip bir durumda kaldım bir müddet. İnanamadık. Ertesi gün test yaptırdığımda sonuç 747 çıktı. 
Ultrasona girene kadar insan inanamıyor. O 15 gün de çok zor geçti. İlk ultrasonumuzda ikiz görüldü, sonrakinde üçüz olduğu farkedildi. Bu, tam bir mucizeydi. Üçü birden tutmuştu. 3. ayın sonuna kadar birisinin kendiliğinden sonlanması için dua ettik, bekledik fakat olmadı. Doktorlarımız redüksiyon önerdiler. Yoksa % 60 bebeklerin hepsini kaybetme ya da anomalili bebek riski olur dediler. Çok zor bir karardı. Günlerce uykularımız kaçtı. Fakat biz bu işe çok inandığımız, güvendiğimiz doktorlarımızla yola çıkmıştık ve yine onların dediği şekilde hareket etmeliydik. Sonunda Bahçeci Kliniğinde Dr. Esra Hanım’ın tecrübeli ellerinde redüksiyonumuz gerçekleşti.

Okumak İçin Tıklayınız  Okumak İçin Tıklayınız  Okumak İçin Tıklayınız  Okumak İçin Tıklayınız

3 yorum var 
  • ayla.ayhan gönderdi. 04 Ara 2007

    meraba doktor bey bende polikistik over hastasıyım daha önce sizde tedavi oldum iki sene şimdi iki seneara verdim ama tekrar tedavi olmak istiyorum alman hastanesinde aradım burda görev yapmıyor dediler size nasıl ulaşa bilirim
    bana cevap yazarsanız sevinirim

  • imran gönderdi. 05 Kas 2008

    harika bişey yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa!!!!!!!!!!!!!!!!!

  • elif gönderdi. 19 Şub 2009

    yasam devam ettikce
    son nefes verilmedikce
    umut hep olmali, her zaman olmali …
    sema hanimi ve esini sabirlarindan ve kararliliklarindan dolayi tebrik ediyorum

Yorum ekle

(gerekli, yayınlanmayacak)