Başarı Hikayeleri - 13 - Mengü
Dr. Murat BERKSOY tarafından 30 May 2007 tarihinde
Eşimle bir çocuk sahibi olma isteğimizi adeta bir serüven olarak tanımlayabilirim. 2003 yılında başlayan bu süreç, birkaç hekim değiştirip sonuç alamadıktan sonra 2005 Aralık ayında Alman Hastanesi Tüp Bebek ekibine başvurmamızla yeni bir start aldı.
O güne kadar bana yapılan veya yapılması düşünülen müdaheleler ya çok pasif ya da fazla agresifti. Örneğin, gebe kalamamamın nedenleri araştırılmamış, doğrudan aşılama ya da tüp bebek tedavileri önerilmişti. Bir tane bile hormon testi yapılmamışken bu tedaviler açıkça kuşku verici göründü bize. Dr Bahçeci ekibinden Dr Halit Fırat Erden ise ilk önce kısırlık nedenlerini araştırdı. Yapılan ilk hormon testleri gebe kalabilmem açısından oldukça elverişsiz görünüyordu. Bunun altında yatan nedenler başka testler ve laporoskopik ameliyat yoluyla araştırıldı. Sonucunda bir enfeksiyon ile hipoglisemi durumu belirlendi. Dr Halit Fırat Erden enfeksiyon için antibiyotik tedavisi uygularken, hipoglisemimin takibi ve tedevisi için beni Dr Murat Berksoy’a yönlendirdi. Bu iki engel ortadan kalktığında doğal yoldan gebeliğe bir şans daha tanımak için Dr Erden Şubat 2006’da bize altı aylık bir süre verdi.
Dr Berksoy ile ilk görüşmemizden itibaren hipoglisemi ve kısırlık arasındaki bağ bana net bir şekilde ilk kez açıklandı. Bundan sonra bir bebek sahibi olmak için dikkatle uyguladığım bütün öneriler yaşamımda büyük bir kalite farkı yarattı. Hipoglisemim beslenme, egzersiz ve stres açılarından 4 ay gibi kısa bir süre içerisinde kontrol altına alındı ve burada attığımız olumlu adımlar hormon profilime her ay daha olumlu yansımaya başladı. Haziran ayında hormon düzeylerim ideal aralıklar içerisine çekilmişti. Doğal yollardan gebelik sağlanmamışsa, Temmuz ayında aşılama denenecekti. Hatta aşılama için gerekli ilaçları alıp buzdolabıma yerleştirmişken tam da o günlerde doğal olarak gebe kaldım! Bu güzel haber bizi tabii çok mutlu etti.
Gebelikle birlikte Dr Berksoy hipoglisemimin hiperglisemiye dönüşebileceği konusunda beni uyarmış, böyle bir durumun bebek üzerinde yaratabileceği olumsuzluklardan korunmak için gerekli her tür tedbiri alabileceğimizi söyleyerek beni rahatlatmıştı. Dr Berksoy’un tahmin ettiği şekilde 5. ayda yapılan bir şeker yüklemesiyle hamilelik şekerim olduğunu öğrendik. Bununla birlikte yeni bir süreç başladı. Daha sıkı bir perhiz ve hareket programıyla şekerimi kontrol altına aldık.. 10.5 kilo aldığım hamilelik dönemim benim için çok keyifli ve sağlıklı bir süreç oldu. Yolun her adımında kendimi çok emin ellerde hissettim. Hipoglisemi de olduğu gibi hiperglisemiyi düzenlerken pek çok olumsuzluğu da hayatımdan çıkardım ki bunlar bebek sahibi olmanın dışında benim için şimdi de bir mutluluk kaynağı.
Oğlumuz Mengü 6 Nisan 2007’de gayet sağlıklı bir şekilde (3.680 gram ve 52 cm) dünyaya geldi. Sonrasında Mengü’yü emzirmeye başladığımda Dr Berksoy’un değerli önerileri ilk haftalarda biraz sıkıntılı geçen bu süreçte de etkili oldu. 3 yılımı bir tür karanlıkta geçirdikten sonra bu ekibin uzmanlığı ve deneyimi sayesinde çok iyi bir sağlık hizmeti veren hekimlerime teşekkür ediyorum.
Şirin Pancaroğlu Dervent
– Çocuk Özlemi –
13 Aralık 1997 Tarihinde mersinde evlendik,ilk 1.yıl çocuk kendiliğinden olur diye bekledik,ama maalesef olmadı.1998 tarihinde mersin’de yavaş yavaş doktor’lara gitmeye başladık.Daha sonra 1999’da işimiz sebebiyle izmir’e geldik.
İzmir’de bay –bayan jinekoloji–üroloji gitmediğimiz doktor kalmadı,herkes bir tedavi verdi kullanmadığımız ilaç kalmadı,özellike eşim sınırsız ilaç kullandı.Zaman geçtikçe de ailemizde ufak tefek (çocuk yüzünden)kavgalar çıkmaya başlamıştı.2000 yıllında 2 defa aşılama denedik ama başarısız oldu, bilinen bilinmeyen izmir de bir sürü doktorlara gitmeye devam ettik.Bazı doktorlar bizlere tüp bebek önerdiler Ağustos 2001’de izmirin en ünlü tüp bebek merkezlerinin birinde mikro enjeksiyon yapmaya karar verdik.Ama hiçbir ün araştırma tedavi diyet uygulanmadan mikro enjeksiyon yaptılar Maalesef sonuç negatif oldu. ALLAH kimsenin başına vermesin,çok kötü bir hayal kırıklığı oldu.Bir süre tedaviye ara vermeye kara verdik.
2003’te tekrar eşimle birlikte tedavi olmaya başladık.eşim o kadar ilaç kullanmıştı ki
hızla kilo almaya başladı. 60 kilo olan eşim 87 kilo’ya çıktı. 2004’te sürekli tedavi yıllı oldu.yine bazı Dr.lar tüp bebek mikro enjeksiyon önerdiler 2005 sonlarında tekrar deneyelim dedik eşim internet’ten,medya’dan bahçeci kliniğini öğrenmiş istanbul’da bahçeci kliniğinden denememizi istiyordu,ama ben iş dolayısıyla izmir’den ayrı kalamayacağımızı anlattm.
izmir’de en iyi yerlerden olan ve daha önceden tüp bebek yaptığımız yerden 2.defa denemeye karar verdik eşim tedavi sürelerinde kullandığı ilaçlardan dolayı kilo almış diyet yapması lazımken,gizli şekeri çıkmış,hiçbir şey yapmadan bu tüp bebek merkezi ‘’sadece’’ (eşimin kilo vermesinin iyi olacağını söylediler,fakat bir diyet uygulayalım zayıfla,veya belli bir tarih’ten sonra deneyelim gibi hiç bir şey söylemeden) tamamen ticari yönüne bakılarak ocak 2006’da 2.defa mikro enjeksiyon yaptılar sonuç %49 ile hamile kaldı şekerden dolayı hamileliğin 2.haftasında yine düşük oldu, negatife düştü.
Yine hemen toparlandık mart 2006 da bahçeci kliniğine doğru yol aldık. Sn.Prof.Dr.mustafa beyle görüştük önce eşimin diyet yapması gerektiğini belli bir kilo’ya düşmesini,mikro enjeksiyonu
daha sonra yapacağını belirti.(bu arada bu kadar zamanın boşa gittiğini anladık.) hemen eşimi diyet uzmanı Sn.Dr.Murat BERKSOY’a yönlendirdi.Murat beyin sayfası diye yazmiyorum,gerçekten bahçeci kliniğindeki,Dr.lar olsun–alman hst.olsun,tek kelimeyle eşi benzeri olmayan insanlar.Sn.Dr. Murat bey sağolsun öyle biri’ki 24 saat gece gündüz demeden telefona çıkan bütün soru ve sorunlara çözüm bulan bir insan.4 ay gibi kısa bir sürede eşim 87 kilo’dan 56 kiloya düştü.Eylül 2006’da bahçeci ve ekibi tarafından Alman hastanesinde Mikro enjeksiyon yapıldı.
Eşim hamile kaldı hamileliğinde başta Dr.murat bey ve bahçeci kliniğinde ki Dr.lar sürekli destek oldular Dr.Murat beyi gece saat 1–2 hafta sonları olsun sabahın 6’sı olsun ne zaman bir soru işareti varsa hemen ariyorduk,ve hiçbir tepki almadan sürekli bize destek sağladı,sağolsun,varolsun.Mayıs 2007’de çok şükür ikiz bebeklerimiz oldu,dünyalar bizim oldu,(şimdi ev’de huzur var) canab-ı hak çocuğu olmayan herkese çocuk versin,imkanları olan çocuğu olmayan herkese Bahçeci kliniğini tavsiye ediyorum, Dr.Murat BERKSOY’beyle tanışmalarını istiyorum,inşallah kimsenin emeği boşa gitmeyecektir. Bahçeci kliniğindeki tüm ekibe ve çalışanlara,Ayrıca Dr.Murat beye sonsuz teşekürlerimizi iletir,başarılarının devamını dileriz.
Mehmet ERDEM – Fatma ERDEM
İZMİR
Eşimle 2001 yılında evlendik. şimdi 2007 yılında mart 13 doğumlu bir oğlumuz oldu.. bu geçen zaman süresinde tam 5 bebeğimizi erken doğum nedeniyle kaybettik. ilerleyen günlerde bu yaşam mücadelesini ve başarımızı sizlerle paylaşacağımm..
Bu geçen sürede Dr.Murat bey in bize vermiş olduğu ilgi ve alakalarından dolayı, teşekür eder başarılarının devamını dileriz..
Eşimle 2001 yılında evlendik. ilk başlarda her ikimizde çalışan olduğu için ben ilk üç yıl çocuk yapmayalım dedim eşime.. ama bunu dikkate almayan eşim bir akşam bana hamile olduğunu söyledi. yeni evliydik borçlarımız sıkıntılarımız vardı bide bu bebek nerden çıktı düşüncesiyle açıkcası bebek için erken diye düşündüm.Bu haberden sonra artık her on beşgünde bir kontrol başladı bayan bir doktorumuz vardı, yine bir kontrol sırasında bizleri iyice heyacanlandırdı ve size bunu söylemem gerekir deyip durdu.. sonunda söyledi bebekler ikizdi.. bu olay bana çok keyif verdi. inşallah bir oğlan bir kız olur dedik.. birdahada bebek yapmayız olur biter…cinsiyetleri belli olduğunda her ikiside kız olduğunu öğrendik.bu olay sürdü geçti gitti taki beşinci aya kadar.. bir gün eşim ağırlaştı hastaneye gittik bize doğumun başladığını ve bebeklerin yaşamalarının imkansız olacağı söylendi…ikigün beklemenin ardından doğum gerçekleşti ve bebeklerimizi kaybettik..yıkıldık o hastane bize dar geldi. giden gelen durumu soran sebebini soran nedenini soran hısım akraba vs dostlarımıza her gün anlattıkça acımız dahada büyüdü, dağ gibi oldu ; baktık olacak gibi değil ; eşimi aldım ve tatile çıktık.tatil bahne maksat olay unutulsun aklımızdan..aradan zaman geçti bu durumun iyice araştırılıp neticelendirmek için istanbul bahçeci polikiliniği ve alman hastanesine gittik. bize sağolsunlar gerek bahçeci polikiliniği çalışanları gerekse alman hastanesi personeli özellikle; dr murat ve halit bey büyük moral ve destek verdiler,çok yardımcı oldular. alınan sonuçlar normaldi herşey…bu aşamadan sonra aradan gecen yaklaşık bir yıl gibi süreden sonra eşim yine hamile kaldı. bu sefer aklımızdan geçen inşallah buda öncesi gibi olmaz düşüncesiydi.bu düşünceyle yatıp kalktık hep acaba beşinci ayda bir sıkıntı olurmu diye düşünürken doğacak bebeğimizin yine ikiz olduğunu öğrendik.. üzülsekmi sevinsekmi bilemedik.. çünkü ikiz gebelik daha riskli olduğundan daha çok dikkat etmeye başladık.. bu aşamada eşim sürekli yatıyor, ev işleri mutfak vs işler düşünün hepsi durmuş vaziyette. ister istemez evde sitresli ortamlar yaşanıyor… bu böyle geldi geçti yaklaşıyoruz beşinci aya geldi gitti derken yine bir gün sabaha karşı eşim rahatsızlandı apar topar gittik alman hastanesine, durum aynı durum erken doğum başlamış ve yine kötü son bizi bekliyor… bu bekleyiş yokmu acaba yaşarmı yaşamazmı olayı beni bitirdi tüketti acı gerçek ortaya çıktı ve doğum oldu ikinci kez ikizlerimizi kaybettik.. insanın gurbette yabancı bir ortamda olması yanında yakınlarından sana destek olacak birilerinin olmamasının verdiği acı bir yana , yine bu kaderimize boyun eğdik bu acıyada katlandık..hayat yaşam mücadelesi dört sıfır bizden önde gidiyordu.. kaybettiğimiz bebeklerimizden ve eşimden numuneler alındı bu olayın sebibinin araştırılması için , çıkan sonuç herşey normaldi.. maddi manevi biz zaten tükenmiştik ama elden bir şey gelmiyordu.
çaresiz elimiz boş döndük memleketimize.insanlar yine bizden cevap bekler, nedenini sorar hiç üstüne fazife olmayan kişiler akıl verir vs vs ne ararsan hepsine eyvallah dedik… artık evde bebek muhabbeti konuşulmuyor ve hatta ewe çocuklu misafir bile gelmese diye düşünür duruma gelmiştik. kabullenemiyorduk yaşadıklarımızı..gel zaman git zaman aradan gecen zamandan sonra yine eşim bir gün hamile olduğunu söyledi.. artık bu lafa sevinemiyorduk, elimize bir şey almadan bu sorun bitmiycek diye düşünüyorduk.. tek dileğimiz bu hamileliğin tek olmasıydı.. sonradan öğrendik tek bebekti. allah yüzümüze güldü ve bu sefer olacak yaşayacak sevinciyle her zamankinden daha çok dikkat ediyorduk.. hem kaldığımız şehirdeki doktorlar, hemde alman hastanesi sn murat bey destekli hamilelik devam ediyordu. yine eşim sürekli yatar işe güce faydası olmazdı bu böyle sürdü geçti gitti.. bir gece sanırım altıncı ay içindeydik yine rahatsızlandı apar topar gittik hastaneye.. antalyada ki doktorumuz bize doğumun her an olabileceğini hastanelerinde yeni doğan ünitesinin yetersiz olduğunu ve derhal başka bir hastaneye gitmemizi önerdi.. turizmin başkenti koskoca antalyada yeni doğan ünitesi yetersiz kaldığından çevre il ve ilçelerdeki yeni doğan ünitesi olan hastane aramaya başladık.. gecenin sabaha karşı 03 ü antalyanın yağmurunu bilen bilir dehşet bir şekilde yağar elimiz kolumuz bağlı hastane arıyoz. en son bir özel hastanede yer bulduk sene 2006 hastayı ambulasla hastaneye aldırdık.. hastanenin geceliğinin paket proğram 5 milyar olduğunu ordaki görevli bize açık ve net olarak bildirdi. gerekli formları imzaladık ve kabullendik.. tek isteğimiz bebeğimizin yaşamasıydı..hastaneye girdiğimizden yarım saat sonra doğum oldu ve ilk kez beşinci bebeğimizi dünya gözüyle görmem oldu…. küçücük bir şeydi, sevinçten bir müddet ağladıktan sonra doktorla görüştüm, bebeğimizin ciğerlerinin yetersiz geliştiğinden her an her şeye hazırlıklı olun diye bana söyledi… kimsenin olaydan haberi yoktu ve acı gerçeği bile bile soranlara ve eşime çok iyi sağlıklı sorun yok diyordum.. biliyordum bunuda kaybedeceğimizi ama onu kimseye yansıtmıyordum.. sabah doğdu gece geç saatlerde yine bebeğimizi kaybettik. tekrar sil baştan tüm acılar yeniden fazlasıyla yaşandı yas tutuldu ama gercek malesef değişmiyordu.. bu olaylardan sonra ben kendi kendime kendimi sorgulamaya aldım; acaba ben kime ne yaptım, nerde yanlış yaptım allahım bunları bana yaşatıyosun diye düşünüp durdum cevabını bulamadım..2001 den 2006 kadar tüm maddi manavi mücadelemiz kötü bir şekilde sonuçlanmıştı… artık birer ruh olmuştuk deli divane hayat tan tat almamaya başladık..
zaman en iyi ilaçtır derler doğrudur, yaşayan çeken bilir gerisini.. artık yorulmuştuk bu olaydan belli bir süre sonra yine bir gün eşimin beni arayıp hamileyim dediğini duyduğumda , kendi kendime dedim yine başlıyoz sil baştan doktor hastene ilaç , yok olmadı hoca ziyareti vs vs akla fikre gelmez inançlar bilirsiniz her kafadan bir ses çıkar gider ziyaret edersin yada dediğini yaparsın.. geldi geçti hepsi yapıldı denendi ama bu sefer hiç ilgi alaka olmıycak ve eşimede sende yatmıycaksın normal hal hareket devam edecek verende allah alanda bu seferde böyle deneyelim dedik..
öğrendik bir oğlumuz olacakmış.. ben oğlanda kızda değilim ama kız olacak diye aklımdam geçiyodu , bir oğlumuzun olacağını öğrendik.. hiç bir telaş ve önceden olduğu gibi aman aman bir şey olmasın diye hiç tasalanmadık.. normal hayat devam etti…
tek bir derdimiz vardı yaşayabilmesi için kaç aylık olması ve gelişimin nasıl olmasıydı.. doktora kontrole gittiğimizde sorduğum tek soru bu gün doğsa yaşarmı? .hep bunu sordum, sordum durdum.. bu arada yedinci ayda bitmişti artık bu korkumuz kalmamıştı.. büyük gün için hazırlıklar son sürrat devam ediyordu derken 13. mart 2007 sabahı doğum olacaktı, sabah erkenden kalktık hasteneye gittik.. hazırlıklar falan filan derken eşim doğuma girdi, 15 dk sonra bir kundak içinde dünya tatlısı bir oğlumuz dünyaya geldi.. o kadar tatlı ve güzeldiki ben bile inanamadım bizim olduğuna.. baktım baktım durdum,,, onca yaşanan sitres sıkıntılar hepsi geride kalmış yerini neşe mutluluk almıştı..
şimdi dört aylık oldu ve oldukçada sağlıklı..Biz bu mücadeleyi altıncı bebeğimizde kazandık.. allah kimselerin başına böyle acı vermesin..çekenede zor çevresinede zor… Eşimin ve benim bu mücadelemizde baştan sona bize destek olan İstanbul alman hastanesi ekibi; özellikle dr murat ve halit beye , bahçeci polikliniğine sonsuz saygı ve sevgilerimizi sunar.. büyük başarılara imza atmalarını temenni ederiz…
antalyadan ; emine tahsin atik ailesi..
allah yardımcınız olmuş sizi bebege kavuşturmuş rabbim kimseyi aratmasin bende ilk defa aşılama yaptıracağım ama korkuyorum
ben mayıs 2008de tüp bebek tedavisi gördüm mustafa bey harika bir doktor ama ne yazikki sonuç alamadım yani negatif dünyam başıma yıkldı ama şimdi takrar denemek için çok korkuyorum yazılanları okuyunca cesaret geldi birden ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyorum ama inşallah rabbim herkese hayırlısını versin kimseyi bu konuda aratmasın çok zor bir durum allah yardımcımız olsun