Gebelik ve tiroid hastalıkları

27 Mart 2008 , mberksoy.

Gebelik öncesi tiroid hastalıklarının belirlenmesi ile gebelik boyunca anne ve bebek(ler) takip edilerek düşük, erken doğum ve düşük ağırlıklı bebek doğma ihtimali azaltılabilir.
Gebelik sonrasındaki ilk yıl içinde tüm doÄŸum yapmış kadınların % 7 sinde tiroid bozulukları belirlenmektedir. Bu kadınların % 30 unda 10 yil içinde kalıcı tiroid yetersizliÄŸi geliÅŸir. Gebelik sonrası mutlaka tiroid testleri kontrol edilmelidir. Gebelik tiroid bezinin fonksiyonlarını deÄŸiÅŸtiren bir etkiye sahiptir ve hafif iyot eksikliÄŸi olan gebelerde gebelik sırasında tiroid volümünün ortalama %30 arttığı saptanmıştır. Bu artış gebelerin %20′sinde guatr ortaya çıkartacak boyutlardadır. Gebelerde tiroid volümü artışı iyot eksikliÄŸi ile doÄŸru orantılıdır. İyot eksikliÄŸi olan bölgelerde gebeliÄŸin katkısı daha da fazladır. Bu nedenle nodüler guatr nedeniyle tedavi altındaki hastalar gebe kalınca tedavisi kesilmemelidir. 6-8 haftada bir TSH izlemi ile gerekirse doz %25-50 oranında artırılmalıdır. Tedavi kesilecekse tedrici olarak doz azaltımı ile kesilmelidir.
Ailesinde tiroid hastalığı, şeker hastalığı ve guatr olan gebe kadınlarda tiroid hastalığı riski daha fazladır. Gebelik öncesi şeker hastalığı olan veya kanında anti-TPO antikoru yüksek olan veya daha önce tiroid hastalığı geçiren kadınlarda da bu risk çok yüksektir. Önceden düşük yapan kadınlarda da tiroid hormon tetkikleri gebelik süresince iyi takip edilmelidir. Gebelikte tiroid bezinin fazla çalışma hastalığı her 100 gebeden birisinde ortaya çıkar. Gebe kalmadan önce ve gebeliğin 10-12 nci haftalarında mutlaka TSH–Reseptör antikor ölçümü yaptırılmalıdır. Bu antikor yüksek olursa anne karnındaki bebekte tiroid bezi fazla çalışabilir ve ayrıca bebek doğduktan sonra da aynı şekilde bebeğin tiroid bezinin fazla çalışma olasılığı vardır. Gebelikte tedavi edilmezse erken doğuma veya bebeğin büyümesinde gecikmeye de neden olabilir. Erken doğum, düşük riski ve doğum sonrası depresyon ve tiroid yetmezliği riski artmıştır. Sigara içen annelerin sütlerinde iyot azalır ve çocukta tiroid yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle emziren kadınlar sigara içmemelidir. Tiroid hormonları vücudun hemen her hücresinin işlevi için gereklidir ve ister diğer hormonların yapımı olsun, ister hücre büyümesi ve çoğalması olsun metabolizmanın normal işlemesi açısından vazgeçilmez hormonlardır. Ateşli hastalıklar, ağır hastalıklar, beslenme bozuklukları, stres gibi durumlarda vücut enerji tasarrufu yapmak zorundadır ve bunu kandaki tiroid hormonu seviyesini azaltarak yapar. Üreme çağında olan kadınlarda en sık görülen belirtiler adet düzensizliği şeklindedir. Gecikmeli adet görme veya uzun süreli adet görememe direkt hipotiroidiye bağlı olabileceği gibi, hipotiroidi neticesinde artan TRH hormonunun prolaktin hormonu salgısını uyarmasıyla ortaya çıkan hiperprolaktinemi neticesinde olabilir. Hipotiroidide hiçbir belirti görülmeyeceği gibi görülen belirti ve bulgular vücut metabolizmasının azalmasına bağlıdır ve hemen tüm organların işlevleri yavaşlamıştır. Bunun neticesinde kabızlık (bağırsak hareketlerinin yavaşlaması), soğuğa tahammülsüzlük ve vücut ısısının düşmesi (metabolizma yavaşlamasıyla ısı üretiminin azalması), zihinsel işlevlerin yavaşlaması (unutkanlık, uykuya eğilim, sakarlık, yavaş konuşma), kolay yorulma, nabzın yavaşlaması (kalbin az çalışmasına bağlı), kansızlık (kan üretiminin azalmasına bağlı), kan kolesterol seviyelerinin artması (kolesterolün az harcanmasına bağlı), su tutulumuna bağlı ödemler, su tutulumuna bağlı olarak bilek kanalından geçen sinirin sıkışmasına bağlı oluşan karpal tünel sendromu sık görülenler arasında yer alır. Muayene bulguları arasında kalp büyümesi, reflekslerin yavaşlaması, kas güçsüzlüğü, depresyon bulunabilir. Hipertiroidide belirtiler hipotiroidi kadar sinsi değildir ve görülen belirti ve bulgular vücut metabolizmasının artmasına bağlıdır ve hemen tüm organların işlevleri hızlanmıştır. Bunun neticesinde ellerde titreme, sıcağa tahammülsüzlük, sinirlilik ve hassasiyet, kilo kaybı, aşırı terleme, nabzın hızlanması ve çarpıntı, ishal sık görülen belirtiler arasındadır. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi bu dönemde zaten artmış olan kemik erimesi riskini daha da artırır.
Gebeliğin temel hormonlarından biri olan HCG yapısal olarak TSH hormonuna çok benzer ve HCG’nin aşırı arttığı gebeliklerde HCG, TSH gibi davranarak tiroid hormonu üretiminin normal sınırlar dışına çıkmasına neden olabilir. Gebelik döneminde bebeğin kendi tiroid hormonlarını kendi ürettiği ve TSH, T4 ve T3’ün ne anne tarafından bebeğe ne de bebek tarafından anneye geçebildiği kabul edilir. Yenidoğan tarama testlerinde TSH seviyesine bakılarak yaklaşık 4000’de bir görülen hipotiroidinin tanısının erken konması ve bebeğin beyinsel ve bedensel gelişimi olumsuz etkilenmeden tedavi edilmesi mümkündür. Gebelikte hipertiroidinin en sık görülen belirtileri gebelik ilerlemesine rağmen kilo alamama ve uykudan uyanınca ortaya çıkan nabız hızlanmasıdır. Yine hiperemezis (çok aşırı bulantı kusma) da ender de olsa hipertiroidiye bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Ağır hipotiroidi genellikle gebe kalmaya engel bir durum yaratır ve bu nedenle gebelik döneminde çok ender görülür. Hipotiroidinin ağırlık derecesiyle ilgili olarak düşük riski, preeklampsive rahim içi gelişme geriliği gelişme riski artar. Tedavi yine sentetik tiroid hormonu ilaçları verilmesi ve hormon seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi şeklindedir. Ülkemiz guatr hastalığının sık görüldüğü bir bölgedir.Bu nedenle gebelerde hem diffüz hem de nodüllü guatr sık olarak görülmektedir. Hastalar gebe olduklarını öğrenince almakta oldukları tüm tedavileri kesme eğilimindedirler ve ne yazık ki levotiroksin (LT4) tedavisinin kesilmesi bazı hekimlerce de desteklenmektedir. Oysa ki tedavi mutlaka sürdürülmelidir,hatta tedavi dozlarının arttırılması gerekebilir. 6-8 haftada bir TSH izlemi ile gerekirse doz %25-50 oranında artırılmalıdır. Hipertiroidizmin gebelikte görülme sıklığı %0.05-0.2 ‘dir.

Tiroid bezinin kana çok hormon salgılaması, hipertiroidi şeklinde adlandırılır (zehirli guatr). Bu durumda zayıflama, kalbin hızlı atması (çarpıntı), sıcağa tahammülsüzlük, sıcak basmaları, ellerde titreme, gözlerde dışarı doğru şişlik ortaya çıkar. Gebelik sırasında hipertiroidi erken doğum, ölü doğum, düşük, bebekte gelişme geriliği, ve annede kalp yetmezliğine, tansiyon yüksekliğine neden olabilir. Bu nedenle hipertirodinin gebelik öncesinde kontrol altına alınması oldukça önemlidir.
Tiroidin az çalışması durumuna hipotiroidi denir. Bu geliştiğinde; gebede unutkanlık, halsizlik, deride kuruma, saçlarda dökülme, yorgunluk, uykuya eğilim ortaya çıkabilir. Hipotiroidi gebelerin % 0.05’inde görülür. Bu hastalarda düşük, bebeğin eşinin erken yerinden ayrılması, bebekte gelişim geriliği, erken doğum, doğum öncesi bebek kaybı ve bebekte sinir sisteminde bozukluk riski artmaktadır.

Bebek tiroid bezi gelişmeden önce (ilk 3 ay) anne yeterli düzeyde iyot almazsa bebekte zeka geriliği görülebilir. Tiroid bezi boyunun ön tarafında, adem elması dediğimiz çıkıntının hemen altında nefes borusunu at nalı şeklinde saran, yaklaşık 20gr olan bir salgı bezidir. Salgıladığı tiroid hormonları (T3 ve T4) tüm metabolizmayı etkiler Tiroid bezinin çalışmasını beyinin alt kısmında gözlerimizin hemen arkasında yeralan hipofiz bezinden salgılanan TSH (Tiroid uyarıcı hormon) tarafından kontrol edilir. İyot elementi tiroid bezi çalışması için son derece gereklidir.Beslenmeyle yetersiz alındığında tiroid hormonlarının salgılanması aksar.

Tiroit fonksiyonları normal, antikorları (anti Tg ve anti TPO) yüksek olan tiroiditli hamilelerde düşük oranı normale göre 3-5 kat daha fazladır. Bunun sebebi tam olarak bilinmemektedir.

Antikorları müsbet olan hastalarda tiroit fonksiyonları yani T3 ve T4 seviyesi normal olsa bile birçok hamilede hamilelik süresince tiroit fonksiyonlarında giderek bir bozulma görülür. Tedavi edilmeyen hamilelerin bazılarında doğuma yakın serbest T4 seviyesinde düşme görülür. Bu hastalarda TSH ve anti TPO seviyeleri hamilelikten önce belirli bir düzeyde ise (TSH seviyesi >2, AntiTPO >1250) doğumdan önce hipotiroidi gelişir. Bu hastalar yakından takip edilerek tedavi edilir ve böylece hem annede hem de çocukta hipotiroidinin istenmeyen kötü etkileri önlenmiş olur.

Genç kadınlarda gebe kaldıkları sırada guatrları mevcutsa bu tedavi guatrlarının büyümesini engelleyemez. Bu yüzden de bu hastalar da tiroid hormonu preparatları kullanılmalıdır. Bu tedavinin çocuğa hiçbir yan etkisi ve zararı yoktur. Çünkü tiroid hormonları plasentadan geçemez.

Sonuç olarak guatrsız gebelerde mutlaka iyot tedavisi uygulanmalı, guatrlı gebelerde ise buna ek olarak tiroid hormon tedavisi de uygulanmalıdır. Bu tedavi çocuğa zarar yerine fayda getirir. Eğer tedavi uygulanmazsa çocukta guatr gelişme riski yüksektir.

Belirgin hipotiroidisi olan kadınlar nadiren gebe kalabilirler. Kısırlık nedenleri içinde önemli bir yer alır. Gebe kaldıkları taktirde de önceden gördükleri tiroid hormon tedavilerine devam edilir. Gebelik esnasında hipotiroidizm oluşursa da hormon tedavisine başlanılır. Hipotiroidili gebe kadınlar gebelikleri sürece tedavi görmezlerse erken doğum , düşük vs. istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirler. Bu hormon tedavisi ile bu olaylar minimal gözlenir. Bu tedavinin de çocuklar üzerine hiçbir zararlı etkisi yoktur. Aksine faydaları çoktur.

3 yorum var 
  • gaye1976 gönderdi. 16 Eyl 2008

    ben hipertiroidi hastasıyım.2004 yılı ÅŸubat 13 te amaliyat oldum.Zehirli goatrdan.Fakat ÅŸimdi de tahlil sonucum düştü.İlk önce yüksek olduÄŸu için doktor bebek almama izin vermedi.Åžimdi ise tahlil sonucum TSH 0.81 ÅŸimdi hamile kalabilirsin dedi.AÄŸustosun 2′sinde adet olmuÅŸtum.ondan sonrada korunmadım.ilk ay hamile kalmadım.Tekrar 30 AÄŸustosta bir daha hasta oldum.Bu benim korunmamam 2. ayı hamile kalabilirmiyim.Yoksa hamile kalmam zor mu? Bir tane de oÄŸlum var.7 yaşında .Hap olarak da ÅŸu an levitron alıyorum aç karnına günde 1 tane.Bu konuda beni bilgilendirirseniz acilen sevinirim.Çok düşünüyorum.Ve kafaya takıyorum.Kendimce moral bozuyorum.

  • meltem gönderdi. 02 Kas 2009

    ben de10 yıllık evlıyım ve 8yaşında bır oylum var ama tek kalmasın dıye ona bı kardeş yapalım ıstedık ve gebe kaldı yımda 2006daydı fakat 1bucuk aylıkken karnımda ölmüştü ve aldır mak zorunda kaldım sonra eşımden tahlıl ıstedıler .eşımmın sperm sayısı düşük tü bıe kac vıtamınler sonucu tekrar düzeldı .farkına varmadan2008de hamıle kalmışım ama sonuc düşük oldu.cok üzgünüm ama ne yapa bılırım 2004ten berı gıttm tplam 7doktor ama cooktahlıler yaptım sonuc düşuyümün nedenı vucudumun kabul etmemesı yanı bı yabancıgıbı hısettmesı
    .mış.doyrusu bunu ılk defa duydum cok şaşırdım .2008den berı halen korun muyom ama sonuc aynı gebe kaşmadım .düşüyü evde yaptım kürdaş olmama gerek yokmuş dedıler.şımdıyse kürdaş olmadıyım ıcın tüplerın tıkalı ola bıleceyını soledıler.kafayı yecem hıc bır doktor nedenınıı bılmıyor
    yardımcı olsanız sevınırım

  • meltem gönderdi. 03 Kas 2009

    acaba bende mı trırıd hastasıyım ne yapmalıyım dokyorlar trıorıd ıle ılgılı hıc bır tahlıl ıstemedıler.kendım mı yapmalıyımbana bılgı verır mısınız tşk.

Yorum ekle

(gerekli, yayınlanmayacak)