Başarı Hikayeleri

fasülye tanem

FASULYE TANEM Merhaba ben 43 yaşındayım ve hayatımın en güzel yaşanabilecek duygusunu sizinle paylaşmak istedim.Bu güzel duyguya nasıl sahip oldum. Artık bebeğimiz olsun dediğimizde 20li yaşlardaydım ve tetkikler sonucu eşimin varikosel ameliyatı kararıyla süreç başladı. Ameliyatını oldu ve durumun düzelmesini bekledi.2 kes başka hastanede yaptırdığımız Deneme bize olumsuz sonuç getirdi.haliyle yaşamış odlumuz bu üzücü durum beni yıldırdı. Kendimle epey bir mücadele ettim ve tanrının bunu bize daha vermek istemediğini ve zamanın gelmediğini düşünür oldum. Ardan geçen 10 yıl evet 10 sonra yaptığım birçok Araştırma sonucu hep bahçeci kliniği önüme çıktı..bu arada artık çocuk mevsusunu açanların Yanından uzaklaşı,aslakonuyu kimseyele konuşmuyor ve için için üzüntüm kızgınlığa dönüşüyordu.bir gün abimin beni telefonla arayıp araştırmamın sonucu gelip gelmediğini Sormasıyla bunun artık karar verip başlamam gerktiğini anladım.eşimle bunu konuştuktan sonra bahceci kliniği doktorlarından Ulun ULUĞ beyle görüşmeye gittik. Ancak ben bu görüşmenin 1ay öncesinde miyom ameliyatı olmuştum ve doktorum 1 kaç ay dinlenmemden Sonra tedaviye başlayabileceğimi söylemişti ve kliniği bu doktorumda önermiş,başka biryere gitmemem,gerektiğini söylemişti. 3miyom(10cm,8cm,5cm) beklide beni bu kadar süre bebeğimin oluşumunu sınırlamıştır kimbilir? Ulun bey tedaviye başlana bileceğini, keşke miyom ameliyatını olmasaydın yorumuyla beni bir anda şaşkınlığa uğratmıştı,amagerekliydi ve ben bu ameliyat öncesi 3 doktora gitmiştim ve hepsinin fikrini almıştım.ancak yinede başlayacaktım ,olsun yılmamalıydım.tam her şey yolunda gidecek derken annemin rahatsızlığı beni bu tedaviyi erteleme kararı verdirdi.bir kaç ay evden uzaklaşmak ,annemin tedavisini ve finalde eve dönüş. İlk baharda başlamam gereken tedaviye sonbaharda başlayabilecektim olsun.. Mustafa bey den randevuyu aldık ve görüşmeye gittik.muaynem olduktan sonra. Mustafa bey Görüşmeye aldı,benim 40 yaşımı geçtiğimi ,yumurtalarımın yeterli olgunluğa erişemeye bileceğini ve benim bu yüzden başarı şansımın %25 olacağını söyledi olsun….. Ama itiraf etmeliyim çok güldüm.her zamanki gibi dışa vurmadan içkırıklığımı haletmeliydim Çok olumlu değildi benim için bu görüşme, ama ben önceki denememle bunun arsında geçen 10 yıl çok kayıp olarak ,yada %’si düşük olarak görmüyordum , yine ankarada yaptırdığım tüp bebek.şansımın o gün şartlarında %25’di.mustafa beyin ‘şartlar bu eğer siz varım derseniz,Bizde size yardımcı olmak için varız,,dedi. Bizde karar verdiğimizi söyleyince, Aramıza hoş geldiniz dedi ve 3 günde orada olmak üzere özleştik.nihayet tedaviye başlamıştık Ancak verilen ilk 4 günlük ilaçlar yumurtalarıma hiçbir etki göstermemişti. Doktorum ali beydi ve benimle görüşme esnasında hiç etkilemediğini ve başka ilaçla devam edeceğini söyledi. Önceki tedavim esnasında elde edilen 9 yumurtanın artık olmayacağını ,ne bulursak Onu kulanabileceğimi söylediğinde şaşırdım. Ben bunu nerede söyledim??? Ben ali beye Asla aklıma getirmediğimi söyledim.. devam ettik ,gerçekten verdiği 2 farklı iğneler yumurtalarımı azda olsa...

Daha Fazlası

2003 yılı Ağustos ayında evlenecektik ve Temmuz ayında ilk defa olarak doğum kontrol hapı almak için bir kadın doğum uzmanına gittim. O zamana kadar hiçbir şikayetim olmadığımdan muayene olmayı bile düşünmüyordum ama doktor en azından bir ultrasona girmem konusunda beni uyarınca ultrasona girdim ve yumurtalığımda 10cm büyüklüğünde bir çikolata kisti olduğu gerçeğini öğrendim. Aldığım ilaçlarla Ekim ayına kadar kistte hiçbir küçülme olmayınca Ekim ayında laproskopiyle kist alındı. Ben herşeyin düzeldiğini bundan sonra bir kist oluşmadığı sürece bir problem olmadığını düşünüyordum. Eşimle 2 yıl kadar bir çocuk düşünmüyorduk ve bundan doktoruma da bahsedince her 6 ayda bir kontrole gidip kistin tekrar oluşup oluşmadığına bakmamız gerektiğini söyledi. Kist tekrar oluşmadı ama hamile kalabilmem için de uzun bir yoldan geçmem gerekti. 2005 yılında eşimle çocuk sahibi olmaya karar verdik, 1 yıl boyunca hamile kalamayınca 2006-2007 yılları arasında 3 defa aşılama 2 defa da tüp bebek denemelerimiz oldu ve bir de kanallarda herhangi bir yapışıklık olup olmadığını kontrol amacıyla bir laproskopik operasyon daha geçirdim. Ama sonuçlar hep başarısızdı. Tüp bebek denemelerimizde oluşan yumurta sayıları hep 2-3 civarıydı ve bunların kaliteleri de pek iyi değildi. 2007 yılında artık tamamen umudumu kaybetmiştim ve artık çevremdeki herkes eşim de dahil olmak üzere doktorumu değiştirip başka bir yerde şansımımızı denemem konusunda beni ikna etmeye çalışıyordu. Araştırmalarım sonucunda ve bazı arkadaşlarımızın tavsiyeleri ile 2007 Kasım ayında Alman Hastanesi Bahçeci Kliniği’nden Dr. Süleyman Tosun’a gittim. Süleyman Bey’in olumlu tavrı bana çok moral verdi. Yeme alışkamlığımın çok iyi olmadığını biliyordum ve çevremdeki insanlar en başta ailem olmak üzere bunun da beni etkilemiş olabileceğini söylüyordu. Süleyman Bey’e bu konuda danıştığımda bana bazen yeme alışkanlıklarımızı düzelttiğimizde %50 oranında başarı elde edilebildiğini söyledi ve beni Dr. Murat Berksoy’a yönlendirdi. Murat Bey’e gittiğimde bazı tahliller istedi, bunların sonucunda bende hipoglisemi olduğu ve bağışıklık sistemiyle ilgili bazı değerlerin normal sınırlar içinde olmadığını, bunların da yumurta oluşumunu engelleyebileceğini, oluşan yumurtaların kalitesini düşürebileceğini ve embriyonun tutunmasını engelliyebileceğini öğrendim. Murat Bey’in vermiş olduğu beslenme programını ve egzersiz programını tamamen uyguladım, vitamin takviyelerini aldım. 2008 Ocak ayında 3. bir tüp bebek denememiz oldu. Bu sefer 11 tane yumurta oluşmuştu ve ben çok umutluydum. Diyet programının ve yapılan tedavilerin işe yaradığını görmüştüm ve sonucun başarılı olacağından emindim. Transferin yapılacağı gün sadece 4’ünün kalitesinin diğerlerine göre daha iyi olduğunu ve bunların yerleştirilebileceğini fakat yerleştirilecek olanların da kalitelerinin çok iyi olmadığını duyduğumda biraz moralim bozulmuştu ama yine de daha önceki denemelere göre şansımın daha yüksek olduğunu düşünüyordum. Ocak ayı sonunda yine sonucun...

Daha Fazlası

yeni başarılar

BAŞARI NEDİR ? Evet, başarı nedir ? Bu Soruyu bize Sayin Dr.Ali Mesut Bey ve Dr.Murat Berksoy sorardI. Başarı gebe mi kalmak yoksa Eve Bebek mi götürmek? Biz Almanyadan genc bir Aileyiz. Evliliğimizden iki sene gectikten sonra burda iki kez aşılıma yaptırdık ve ikisde negativdi! Bu iki denememizden sonra doktorlar Tüp Bebek önerdi.Tüp Bebek tedavisinde Ülkemizin başarılı olduğunu biliyorduk ve ilk denememizi 2006 yilinda Istanbul Memorial Hastanesinde yaptirdik. Yalniz gebeligim düsükle sonuclandi.Dondurulmus Embriyolarimiz vardı ve yaklasik 3 Ay sonra tekrar Istanbula gelip bu hakkimizi kullandik ! Bu gebelikte düsükle sonclandi.Bu iki düşüklerden sonra bizden tahliller istendi. Kanımda pıhtılaşma bozukluğu vardı birde Aileden gelen Tiroid sorunum vardı. Tekrar temmuz 2007 tüp bebk tedavisne başlamak üzere Istanbula gittik! Fakat yine tutmamıştı!Yani yine Hüsran!!! Artık yavaş yavaş ümitsizliğe kapaniyorduk.Doktorumuz bize „üzülmeyin iki kez gebe kaldin bu bizim için cok önemli demişti , araştırmaya devam edeceğiz dedi“. 2007 yılında Almanyada Laparaskopi ve Histereskopi ameliyati oldum,bana Tüplerim kapali olduğunu söylediler. Subat 2008 de yine ayni merkezde 4.Tüp bebek tedavisi gördüm. Bu kez bize PGT(Genetik tani) ve Co-Culture önerdiler bunlari yaparsak gebelik orani artar ve aynı zamanda herşeyi yapmiş oluruz dediler. Doktorumuzun önerdigi herseyi yaptik ve yaptirdik . Üc Embriyo Transfer edildi fakat buda negativ cikti! O gün sanki Hastane başımıza yıkılmıştı bu kadar emeklerimiz bosuna gitmiş oldu. Üzülerek Istanbuldan ayrıldık artık yapacak tek şey vardı,tedaviye uzun bir süre ara vermek. Artık bizim icin Türkiye ve Memorial hastanesi söz konusu değildi. Zaman ilerledikce kendimize öz güveni kayip etmemeye calistik ve eşimin istegi üzere birkezde Almanyada denemek istedi. Buradaki doktorlar,”siz herseyi dememişsiniz artık deneyin dediler “. Eşim tekrar tedaviyi Türkiye`de yaptırmaya karar vermişti.Onun gönlünde hep Türkiye vardı ve biz yine Türkiye dedik! Çünki biz biliyorduk ki ,bizim milletimiz ,bizim hekimlerimz insana yaklayışı farklıydı. Aklımıza hep Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk`ün sözü.,,Beni TÜRK hekimlerine emanet ediniz“geliyordu. Birgün Dr.Ali Mesut Beyi bir Televizyon kanalında izledik ve Alman Hastanesi& Bahçeci Kliğinde çalıştığını öğrendik. Ağustos 2008 yilinda Istanbula tatile geldik . Bahçeci Kliğinini arayarak Ali Beyden Randevu aldık. İlk görüşmemizde Ali Bey şöyle eski sonuçları , Raporları ,tahlilleri vs. baktı. Karşımızda o kadar positiv bir Insan vardiki,kendimizi bir anda doğru adresde his ettik. Benden bu zamana kadar kimsenin istemedigi,gerek Almanyada olsun ,gerek Memorial Hastanesinde olsun bir Rahim filmi istedi. Rahimde filminde polip tespit edildi Ali Bey ameliyat önerdi. Fakat Almanyada birkez Histereskopi olduğum için kararsızdım. Daha sonra Ali bey bizi Dr.Berksoya gönderdi.O gün Murat bey kilo ve kas yağlarıma baktı....

Daha Fazlası

binlerce güzel an

Başarı Hikayesi Bizim hikayemiz Nisan 2007 yılında başladı. Eşimde sperm sayısı çok düşüktü. Bu yüzden tedavi ile çocuk sahibi olmamız gerekiyordu. Ayrıca yaşımın 34 olması tedaviye bir an önce başlamamızı gerektiriyordu. Bu yüzden 9,5 aylık evliyken merkez araştırmaya başladık. Bir kaç merkez ile görüştükten sonra Bahçeci Kliniği’ne geldik. Ön görüşmeyi Dr.Esra Aksoy ile yaptık. Kendisi çok içten ve samimi davranarak bize güven verdi. Diğer merkezlerde bu sıcaklığı bulamamıştık. Çünkü bu işe başlarken psikolojik durum çok önemliydi. Esra Hanım daha önce yaptırdığım hormon değerlerime bakarak (özellikle fsh değerime) beni Aile Hekimi ve Beslenme Uzmanı Dr.Murat Berksoy’a yönlendirdi. Böylelikle maceramız başlamış oldu. Öncelikle Murat Bey, kaliteli yumurta üretmek için vücudumu iyi analiz etmek amacıyla bir sürü tahlil yaptırmamı istedi. Bu tahliller sonucunda, tedavi aşamasında sorun yaratacak konuları (taşikardi, şeker düşüklüğü, romatizma, çölyak hastalığına yatkınlık vb.) tespit etti ve düzenleyici ilaç ve beslenme programı verdi. Böyle bir tedavi sürecine psikolojik olarak kendimi hazırlamam çok zor olmasına rağmen, Murat Bey’in güven veren yaklaşımı, yapabileceğime karşı olan inancı beni motive etti. Spor yapmaya ve sebze-meyve ağılıklı olarak beslenmeye başladım. Aynı zamanda bitkisel ilaçlar kullandım. Ve bir süre sonra yağ-kas-su dengesinin düzene girdiğini gördüm. Bu durum beni psikolojik olarak daha da güçlendirdi. İlk denememizi Ekim 2007’de yaptık. 3 embriyo transfer edildi. Ancak embriyonun tutmasına rağmen yaklaşık 1 ay sonra olumsuzlukla sonuçlandı. Bir sonraki deneme için kromozom analizi başta olmak üzere birçok tahliller yapıldı. Bu tahlillerin sonucuna göre tekrar hazırlandım. Ama bu süreçte moralimi hep yüksek tutmaya çalıştım. Çünkü doktorlarıma çok inanmıştım. 2. deneme, Murat Bey ve Esra Hanım’ın ortak kararıyla Nisan 2008 yapıldı. Yumurta toplama işleminden sonra rahatsızlandım. Transfer yapılamadan safra kesemin alınması gerektiği ortaya çıktı. Bunun üzerine 3 embriyo donduruldu. Psikolojik olarak çok yıkılmıştım. Ameliyat olmadan transfer yapılırsa sonucun olumsuz olabileceğine beni ikna ettiler. Safra kesemi aldırdım. İyileşme sürecinden sonra Haziran 2008’de dondurulmuş olan 3 emriyo transfer edildi. 1 embriyo tuttu. Onu da kaybedeceğim diye çok korktum. Ama Esra Hanım ve Murat Bey’in telkinleri ve beni doğru yönlendirmeleri ile hamileliğim süresi boyunca bu korkularım azaldı. Kilo, tansiyon, şeker gibi problemler yaşamadan rahat bir hamilelik geçirdim. Veeeeee en sonunda 5 Mart 2009’da bebeğimi kucağıma aldım. Şimdi kızım 4 aylık oldu ve çok mutluyum. Bu süreç boyunca benim yanımda olan Esra Hanım ve Murat Bey başta olmak üzere tüm Bahçeci Kliniği çalışanlarına çok teşekkür ederim. Benim yaşadığım bu mutluluğu bebek özlemi içinde olan herkesin yaşamasını...

Daha Fazlası

URFA DAN GELEN BAŞARI

Murat bey , Bu isteğiniz benim için her ne kadar zor olsada , yaşadıklarımı, o kötü günleri tekrara hatırlamak zorunda olsamda ,sırf sizi kırmamak için ve de diğer hastalarınıza teselli olsun diye yazmaya karar verdim.Anlatacaklarıma hastalarınız “bu ancak filmlerde olur “ diyecekler.Ancak ben bunları tek tek yaşadım.1996 yılında çikolata kisti denilen bir rahatsızlıkla karşılaştım.2 yıl Ş.urfa ‘da tedavi gördüm.Ondan sonra Antep’te bir yıllık tedavi gördüm ve rahim filmi çekilerek hiçbir şeyimin olmadığı söyleyerek oyaladılar..Sonraki zamanlarda Adana ‘da iyi bir doktor olduğunu duydum.Burda bir yıllık bir tedaviye başladık.Çok ağır geçen bir açık ameliyat geçirdim.Açık ameliyattan sonra 6 ay kortizon tedavisi uyguladılar.Nedense ne sonuçlarımda bir değişiklik oldu nede hastalığımın sonu geldi.Güvenim sarsıldığı için tedaviye bitkisel yollarla devam etmeye karar verdim.Bir yıl boyunca günde 15 saat gerek bitki banyosu gerek bitki çayları ve yağlarını kullandım.Bunlardan sonuç alamayınca tedaviye İstanbul’da başladım.İyi bildiğim bir doktora ve tüp bebek merkezine başvurdum.Doktorum bana açık ameliyat geçirmem gerektiğini ve uzun süreli bir tedaviye ihtiyacım olduğunu söyledi.45 dk sürecek bir ameliyata girdim ve 4 saat sürdü.Benim için çok ağır bir ameliyattı.Tüp bebek merkezinden sonuç alamayınca Ankara’da tedaviye başladım. Doktorum kapalı ameliyat geçirmem gerektiğini söyledi.Ameliyat oldum üç ay sonra ilk tüp denememizi yaptık ve sonuç alamadım.6 ay sonra 2. tüp bebek denememizi yaparak dört yumurta toplandı ve mağlesef bundan da bir sonuç almadık.Tabi bu denemeler bize hem maddi hem maneci olarak pahalıya mal oldu.Bir ara umudum kesilerek tüm tedavilere son vermek istedim.Sonra her ay adet dönemimde yaşadığım kanama ve sancılar dayanılmaz bir hale gelmişti.Gerek Allah’a inancım gerek inatçı kişiliğimden dolayı iyi bir doktor araştırmaya karar verdim.Bir gün inernette Bahçeci Kliniğine ve Dr. Murat bey’e rastladım ve istanbul’a giderek Murat beyle tanıştım. İstanbul ile Urfa arasında mekik dokumaya başladık.Murat bey tedavinin uzun süresceğini , pes etmemem gerektiğini, sürekli umut veren sözleriyle hatırlatıyordu.Tedaviye günde 6-7 km yol yürüyerek 2 yıl boyunda hiç hayvansal ürün yemeyerek ve Murat bey’in verdiği reçeteyle başladık. Bizim yöresel yeneklerimiz hep et ağırlıklıdır.Burada herkes lezzetli et yemeklerini ve ağır tatlılar yerken ben büyük bir kararlılıkla diet listemi bozmada tedaviye devam ediyordum.Ve de her gün sancılarımda azalma hissediyordum.1,5 yıl sonra ilk tüp bebek denememizi yaptık ancak yumurta kalitesinin istenildiği gibi olmadığından Dr. Burçak hanım tedaviye istersek yarıda kesebileceğimizi çünkü maddi manevi sarsılarak sonuç alamayabileceğimizi söyledi.Bunun üzerine Murat beyle ikinci tüp bebek tedavisine başladık. Bu denememiz başarılı oldu bebeğim 2 aylık olunca dış gebelik olduğunu öğrendik ve yıkıldık.İstanbul!a gelip Dr. Halit Bey’in operasyonuyla bebeğim alındı ve tülerim bağlandı.Yinede pes...

Daha Fazlası

yeni başarı öyküsü

Ümitlerimin Tükendiği Anda Muradım Yeşermeye Başladı 24 Aralık 1995 tarihinde evlendik.Evlendiğimiz andan itibaren bebek istememize rağmen olmamıştı.Evliliğmizin 1. yılı dolmak üzereyken çevremizdekilerin; “şöyle bu işleri bilen şurda kadın var,bir bakının…” sözleri üzerine kocakarı tedavilerine başladık.Günler hatta aylar geçiyor ama ortalıkta halen birşey yoktu… Evliliğmizin 2. yılı bitmek üzere eş-dost tavsiyesiyle doktora başladık. Doktorun istediği bütün tahlilleri yaptırdık.Doktorun “Sebep yok ama yinede siz şu ilaçları kullanın, çocuk olur.” sözleri üzerine doktorun verdiği ilaçları kullandık.(Ben öğretmenim.İlaçlar benim maaşımın bir buçuk katı tuttu.) Ama yine bir şey yok. Artık çaresizce nerede bir doktor, bir kocakarı, bir hoca(muska yazan) duysak biz hemen oraya koşuşturuyoruz. Günler,aylar ve hatta yıllar geçiyor biz yemeyip-içmeyip-giymeyip kazandığımızı bu yollarda harcıyoruz. Evliliğimizin 5. yılı bitti. Artık ufak tefek muayene hanelerde görülen tedavilerle ya da kocakarı ilaçlarıyla ve muskalarla birşey olmayacağını kavradık. Daha kapsamlı merkezlere gitmeye başladık. 1 defa Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde 4 defa Cerrahpaşa’da olmak üzere toplam 5 defa aşılama yaptırdık. Fakat yine elle tutulur gözle görülür birşey yok. Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde tedavimizi yapan Pr.Doktora tekrar gittik. Bize “kanallarda tıkanıklık olabilir,rahim oksijen alamadığı için bu aşılamalardan sonuç alamamış olabilirsiniz” dedi.Biz “çözüm ne?”diye sorunca “Laporoskopi Amaliyatı olacak” dedi. Çaresiz onuda kabul ettik ve eşimi Pakize-i Tarzi Kliniğinde amaliyat ettirdik. “Kanallar açık, her hangi bir engel yok” dedi… Pr.Doktor “Tüp Bebek yaptırmaktan başka çareniz yok” dedi. Biz çaresizlik içinde değişik doktorlara gidiyoruz. Elimizdeki dökümanları hangi doktora göstertdiysek “tüp bebek yaptırmalısınız, başka çaresi yok”dediler… Ve artık yine belki çare olur diye ve çevredekilerin şu hoca iyi biliyormuş, bu hoca iyi anlıyormuş sözlerini dinlemeye başladık ve yine hocalara başladık.Muskalar yazdılar,okunmuş sular içirdiler, bilmem neler neler akla mantığa sığmayan işler yaptırdılar ama sonuç yok. Artık tek çare olarak doktorların söyledikleri tüp bebeği yaptırmayı kabüllendik ve Cerrahpaşa’da başladık tüp bebek yaptırmaya. Kesin olacak hevesleriyle ne dendiyseler fazlasıyla yaptık ama sonuç yok.Sonuç yok ama bu sefer pisikolojik yıkım şimdiye kadar olanların hepsine bedel. Çaresiz Yeşilköy İnterneşılın Hospital’de ikinci üçüncü denemeyi de yaptırdık, ama sonuç hep hüsran…(Birinci kalite embriyo bile elde edemiyorlar.En kaliteli embriyolar bile ikinci kalitede oluşuyor.)Doktora neden olmadığını sorduk.Doktor “yomurtalar kalitesiz olduğundan sonuç vermiyor”dedi. Biz “yumurtaların kalitesini düzeltemezmisiniz” diye sorunca doktorumuz “yumurtayı toplamadan kalitesini anlıyamıyoruz, yumurta toplandıktan sonrada yumurta üzerinde oynama yapamayız” dedi. Biz çarenin ne olduğunu soruncada “Şansınızı deneyeceksiniz,başka çare yok”dedi. Düşündük ve doktor değiştirmeye karar verdik. Tüp bebek yapan diğer merkezleride araştırdım. Okmeydanı’nda Memorıal Hastanesi’nde daha farklı bir uygulama yapıldığını öğrendim.(Kokalçır ve embriyoların genetik incelemesi) Başladık o merkezde tedaviye. Ama sonuç...

Daha Fazlası