mart 2010

Posted on Apr 18, 2010 in Başarı Hikayeleri | 0 comments

Bursa, 29 MART 2010

Biz eşimle 2002 yılında evlendik. Ben 29, eşim 28 yaşında idi. İlk 1 yıl çocuk düşünmedik. 1 yıl geçtikten sonra çocuk yapmaya karar verdik. Ama nereden bilecektik ki, bizim çocuğumuzun uzun bir süre olmayacağını. 6 ay kendiliğinden olmayınca, doktora gitmeye karar verdik. İlk gittiğimiz doktor, acele etmeyin biraz bekleyelim dedi. Benim yumurtalıklarım tam çalışmıyordu. İlk doktora başlamamızla bizim çocuk sahibi olma çabalarımız başlamıştı. İlk zamanlar o kadar üzerinde durmadım, olur diyordum. Baktım ki, gün geçtikçe olumlu bir sonuç alamıyoruz. 2004 yılında yumurtalıklarımda portakal büyüklüğünde kis olduğu söylendi ve ameliyat oldum. 2005 yılında, yumurta güçlendirici ilaçlarla hamile kaldım. İnanamamıştım. Ama bu sevincimiz kısa sürdü. Çünkü, kalp atışlarını duymak için beklerken, düşük yaptım. Eşim her zaman benim yanımdaydı. O da çok üzülüyordu ama bunu bana hiçbir zaman yansıtmadı. İkimizin de tedaviye devam etmekten başka yapacak bir şeyimiz yoktu. Ben bazen bir düşük yaptım diye umutlanıyordum. Kendiliğinden olur diyorlardı, ama maalesef bir daha hamile kalamadım. Yeni doktorlar, yeni tedaviler derken, birkaç kez aşılama yapıldı. Bundan da sonuç alamadık. Eşim de benim yüzümden çocuk sahibi olamıyor diye üzülüyordum. Arkadaşlarım doğum yapıyor, onlara tebriğe gidemiyorum. Sokakta bütün hamileler ve hamile giyim satan dükkanlar karşıma çıkıyordu. İçim acıyor, hep ağlıyordum ve Allah’a dua ediyordum. Allah’ımdan hep hayırlısını, sağlıklısını istiyordum. Çoğu zaman hep ümitsizliğe kapılıyordum ama eşim beni ayakta tutuyordu.

En son gittiğimiz doktor aşılamadan sonra yapılacak bir şey yok, artık tüp bebek demişti. Tüp bebek son çareydi. Tüp bebek merkezlerini araştırdık. En iyisinin Bahçeci Tüp Bebek Merkezi olduğunu öğrendik. Fakat, bu merkez İstanbul’da idi. Ben daha önce kısa dahi olsa hamilelik geçirdiğim için, tüp bebek tedavisinde hamile kalırım düşüncesiyle Bursa’da bir tüp bebek merkezinde deneme yaptık. Sonuç, olumsuzdu. Dünyam başıma yıkıldı. Sonucu öğrendiğim o günü hiçbir zaman unutamam. Eşimle kararlıydık, maddi durumumuz yettiğince tüp bebek yapmaya devam edecektik.

Tüp bebek için fazla harcayacak ne zamanımız ne de paramız vardı. En son gidilecek yere gitmeye karar verdik. Eşimin bir yakını bize DR. HALİT FIRAT ERDEN Bey’i tavsiye etti. Dr. Halit Bey’den randevu aldık. İlk görüşmemizde bizden tahliller istedi. Tahlilleri yaptırdık, bir ay sonra yine Dr. Halit Bey’e gittik. Tahlil sonuçlarıma göre kanımda pıhtılaşma olduğunu ve bunu halledeceğini ayrıca bana laparoskopi yapılmasını istedi. Laparoskopi yapıldı ve durum kötü 3. 4. evre ENDOMETROİSİS. Bu güne kadar hiçbir doktor bana bunu söylemedi. Dr. Halit Bey ile 2008 Eylül ayında tüp bebek tedavisine başladık. Dr. Halit Bey’in titizliği, doktordan çok arkadaşça yaklaşımı, beni hem rahatlatmış, hem de bebek için ümitlendirmişti. Yumurtalar toplandı, yüklendi. 12 gün sonra kandan test yaptırdım. Kesin hamileyimdir, diyordum. Eşim sonucu alıp geldiğinde bir kez daha dünyam yıkıldı. Artık hiç umudum kalmamış, çocuk sahibi olmayacakmışım gibi hislere kapılmaya başladım. Eşim Dr. Halit Bey’i aradı, sonucu söyleyip neden bu sefer de tutmadığını sordu. Halit Bey bizi İstanbul’a çağırıp, bir sonraki tüp bebek denemesinden önce Dr. MURAT BERKSOY’da tedavi olmamızı istedi. Bir kez de bu tedavi yöntemini deneyelim istedik, kaybedecek bir şeyimiz yoktu. Maddi ve manevi olarak çok yıpranmıştık. Ailelerimizin de desteğini alarak Dr. Murat Bey’den randevu aldık.

Tekrar İstanbul yollarına koyulduk. Dr. Murat Bey’le ilk görüşmemize gittik. Dr. Murat Bey çok ümitli konuşuyordu. Benim için neredeyse, kesin çocuk sahibi olacaksın dercesine. Bütün ümitlerim bitmişken, beni tekrar ümitlendirdi. Bana tedavinin sonunda yumurta sayısı az fakat, kaliteli yumurta elde edeceğimizi söyledi. Ben ilk etapta hamile kalmayı söylediğimde, Dr. Murat Bey’in bana söylediği şu oldu. ‘bizim için hamile kalman değil, bebeğini kucağına alman önemli.’ Diyetle tedavi listemizi aldıktan sonra Bursa’ya döndük. Listeyi saati saatine uyguluyor, her akşam yemeğinden sonra eşimle yarım saat yürüyüş yapıyorduk. Ayda bir sefer kontrole gidiyorduk. Aslında kilolu değildim ama zayıflamak bir yanda da hoşuma gidiyordu. Sıkı diyetle geçen 4 ayın sonunda 7 kilo verdim ve Dr. Murat Bey benim hazır olduğumu söylediğinde çok heyecanlandım.

Dr. Halit Bey, Dr. Murat Bey’den okey alınca hemen tedaviye başladı. Dr. Halit Bey, Dr. Murat Bey ile yurt dışına çıkacakları için, tedavi programımı hemşiresine verip, beni Dr. Süleyman Bey’e yönlendirdi. Tedavi süresince, yumurtalarım bir öncekilere tedavilere göre daha hızlı büyüdüler. Tedavimin bitimine yakın Dr. Halit Bey ile Dr. Murat Bey yurt dışından döndüler. Dr. Halit Bey son kontrolleri yaptı ve 14 Nisan 2009 tarihinde yumurtaların toplanmasını istedi. 8 adet yumurta toplandı, 3 gün sonra 17 Nisan 2009 tarihinde Dr. Süleyman Bey, 3 adet yumurta yükledi. Bu tedavide artık bitmiş oldu.

12 gün nasıl geçer derken, 29 Nisan 2009 geldi çattı. Sabah kan verdiğim merkeze, öğleden sonra eşimle buluşup giderken yolda ağlamaya başladım. Kalbim duracaktı. Bir yandan dua ediyor, bir yandan da buda tutmadı diyordum. Laboratuarın merdivenlerini nasıl çıktığımı bilmiyorum. İsmimi görevliye söyledik. Görevli sonuç kağıdını arıyordu, sanki bayılacaktım. Daha kağıt görevlinin elindeyken eşim ‘Fatma 303, 303’ diyordu. Aman Allah’ım tutmuştu, bu sefer olmuştu. Orada gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı, herkes bize bakıyordu. Allah’ım tuttu tuttu diyordum. Eşimle bir birimize sarıldık ağlıyorduk. Hayatımda hiç bu kadar mutlu olmamıştım. Eve gelir gelmez, Dr. Halit Bey ve Dr. Murat Bey’i aradık, sonucu bildirdik. Dr. Halit Bey, bizim 2 hafta sonra İstanbul’a kontrole gelmemizi istedi. Dr. Murat Bey diyete 3 aylık olana kadar devam dedi. 2 hafta sonra İstanbul’a gittik. Dr. Halit Bey beni muayene etti ve bebeğimin kalp atışlarını dinletti. Bir kez daha dünyanın en mutlu insanı olmuştum.

Bursa’da yaşadığımız için İstanbul’a gidip gelmek sakıncalı olacağını düşündüğümüz için burada iyi bir doktor bulduk. Gebelik takiplerimi Bursa’da devam ettim. Bu arada yaşım 36 oldu. 3 aylıkken hafif kanama geçirdim ve hastanede yattım. Yapılan 2’li testim ve 4 aylıkken yapılan 4’lü testim çok kötü çıkmıştım. Bu arada sürekli Dr. Halit Bey’e ve Dr. Murat Bey’e bilgi veriyordum. Onlar da bana yardımcı ve destek oluyorlardı. 4,5 aylıkken amniyosentez yapıldı ve Allah’ıma şükür sonuç temiz çıktı. 1 ay sonra kontrolde suyumun azaldığını öğrendim. Doktorum hemen hastaneye yatırdı. Daha bebeğim 26 haftalıktı. Doktorlar, doğarsa yaşamaz diyorlardı. Sürekli 4 saat arayla NST’ye bağlanıp bebeğimin kalp atışlarını dinliyorduk, bir sorun çıkarsa bebeği hemen alacaklardı. Gece gündüz ağlıyor, 7 sene sonra bulduğum bebeğimi kaybetmek istemiyordum. Gün geçtikçe, 3 saat, sonrada 2 saat arayla NST ile bebeğimin kalp atışlarını dinliyorduk. Doktorlar 32. haftayı bulabilirsek iyi diyorlardı ama biz daha 28. haftadaydık. Suyum iyice azalmıştı. Doktorum daha fazla bekleyemeyiz, yoksa bebek anne karnında ölecek dedi.

28 hafta 5 günlükken doğumhaneye hıçkıra hıçkıra ağlayarak girdim. Bebeğime bir şey olacak, yaşamayacak diye çok korkuyordum. Sezeryan ile, nihayet doğum oldu ve kızım 840 gram ağırlığında 33 cm boyunda doğmuştu. Kızımı hemen yoğun bakımda küveze almışlar. Eşim kızımı görmüş. Çocuk doktoru bebeğimizin durumunun iyi olduğunu, küvez içi oksijen verdiklerini söyledi. Kızımızı sadece televizyon ekranından seyredebiliyorduk. Çok garip bir duyguydu. Kızım doğmuştu ama kucağıma alamamıştım, kızımı görememiştim.

Doğumdan 2 gün sonra ben taburcu oldum. Kızımı yoğun bakımda bırakarak, hastaneden kucağım boş çıkıyordum. Dr. Halit Bey ve Dr. Murat Bey’i arayarak doğum yaptığımı bildirdim. Anne sütü kalitesini arttırmak için Dr. Murat Bey bana birkaç ilaç söyledi ve onları kullandım. Her gün 2 saatte bir sütümü sağıyor, eşim de akşamları hastaneye sütleri götürüyordu. Her süt götürdüğümüzde, kızımızı televizyon ekranında 1 dakika gibi kısa bir süre seyredebiliyorduk. 26 kasım 2010 Kurban Bayramı arafesinde, doğumdan 48 gün sonra, 1.620 gram olarak ilk defa kızımı kucağıma aldım ve 10 dakika kadar sevdim. Bugüne kadar, geçirdiğim yumurtalık ameliyatını, çekilen rahim filmlerinin acısını, yapılan laparoskopiyi, sabah akşam vurulduğum progestan ve fragmin iğnelerinin acılarını, sorunlu geçen hamileliğimi, bir anda unutup, dünyanın en mutlu insanı oldum. Bundan sonra her süt getirişimde bana kızımı sevmem ve emzirmem için veriyorlardı. 09.12.2009 tarihinde, kızım 60 gün yoğum bakımda kaldıktan sonra, 1.850 gram, 40 cm boyu ile taburcu oldu ve biz kızımızla evimize girdik.

Bugün, 29 Mart 2010 kızım doğalı 5,5 ay oldu, düzeltilmiş yaşı 2,5 aylık. Allah’ıma binlerce şükür sağlık durumu çok iyi. İnşallah kızım doğana kadar yaşadığımız acıları, Allah bundan sonra bize sevinç olarak yaşatır.

Bunca acının ardından bize bu büyük sevinci yaşatan, kurduğumuz küçük ailemizde ki boşluğun dolmasına yardımcı olan, tedavimde emeği geçen Dr. Süleyman Bey’e, en küçük dahi ayrıntıyı atlamadan, doktordan çok arkadaşça yaklaşan sürekli destek olan doktorum, Dr. Halit Fırat Erden Bey’e ve beni tüp bebek tedavisine hazırlayıp, hamileliğim boyunca destek olan ve bugün halen desteği devam eden, yine doktordan çok her şeye arkadaşça yaklaşan doktorum Dr. Murat Berksoy Bey’e ve Bahçeci Kliniği ekibine binlerce kere teşekkür ederiz.

Bu hikaye biraz uzun oldu ama 7 senedir yaşadıklarımızın özeti bile olamaz.
Bu hikayeyi okuyanlar olacaktır. Çünkü, bende Murat Bey’in sitesine ve Bahçeci Kliniği sitesine girip, yayımlanan hikayeleri hem okuyor, hem ağlıyordum. Burada sizlere bir iki satır yazmak istedim. Bebeğinizin olması için önce Allah’a dua edin, sonra olacağına inanın ve en önemlisi doğru merkezde tedavi gördüğünüzden emin olun. Allah herkese sağlıklısını ve hayırlısını nasip etsin.

Fatma İRTEM
Murat İRTEM
Buket Sultan İRTEM

Leave a Reply

Your email address will not be published.