yeni başarı öyküsü

Posted on Aug 29, 2008 in Başarı Hikayeleri | 1 comment

Ümitlerimin Tükendiği Anda Muradım Yeşermeye Başladı

24 Aralık 1995 tarihinde evlendik.Evlendiğimiz andan itibaren bebek
istememize rağmen olmamıştı.Evliliğmizin 1. yılı dolmak üzereyken
çevremizdekilerin; “şöyle bu işleri bilen şurda kadın var,bir
bakının…” sözleri üzerine kocakarı tedavilerine başladık.Günler
hatta aylar geçiyor ama ortalıkta halen birşey yoktu…
Evliliğmizin 2. yılı bitmek üzere eş-dost tavsiyesiyle doktora
başladık. Doktorun istediği bütün tahlilleri yaptırdık.Doktorun “Sebep
yok ama yinede siz şu ilaçları kullanın, çocuk olur.” sözleri üzerine
doktorun verdiği ilaçları kullandık.(Ben öğretmenim.İlaçlar benim
maaşımın bir buçuk katı tuttu.) Ama yine bir şey yok.
Artık çaresizce nerede bir doktor, bir kocakarı, bir hoca(muska
yazan) duysak biz hemen oraya koşuşturuyoruz. Günler,aylar ve hatta
yıllar geçiyor biz yemeyip-içmeyip-giymeyip kazandığımızı bu yollarda
harcıyoruz.
Evliliğimizin 5. yılı bitti. Artık ufak tefek muayene hanelerde
görülen tedavilerle ya da kocakarı ilaçlarıyla ve muskalarla birşey
olmayacağını kavradık. Daha kapsamlı merkezlere gitmeye başladık. 1
defa Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde 4 defa Cerrahpaşa’da
olmak üzere toplam 5 defa aşılama yaptırdık. Fakat yine elle tutulur
gözle görülür birşey yok. Nişantaşın’da Pakize-i Tarzi Kliniğinde
tedavimizi yapan Pr.Doktora tekrar gittik. Bize “kanallarda tıkanıklık
olabilir,rahim oksijen alamadığı için bu aşılamalardan sonuç alamamış
olabilirsiniz” dedi.Biz “çözüm ne?”diye sorunca “Laporoskopi Amaliyatı
olacak” dedi. Çaresiz onuda kabul ettik ve eşimi Pakize-i Tarzi
Kliniğinde amaliyat ettirdik. “Kanallar açık, her hangi bir engel yok”
dedi… Pr.Doktor “Tüp Bebek yaptırmaktan başka çareniz yok” dedi.

Biz çaresizlik içinde değişik doktorlara gidiyoruz. Elimizdeki
dökümanları hangi doktora göstertdiysek “tüp bebek yaptırmalısınız,
başka çaresi yok”dediler…

Ve artık yine belki çare olur diye ve çevredekilerin şu hoca iyi
biliyormuş, bu hoca iyi anlıyormuş sözlerini dinlemeye başladık ve
yine hocalara başladık.Muskalar yazdılar,okunmuş sular içirdiler,
bilmem neler neler akla mantığa sığmayan işler yaptırdılar ama sonuç
yok.

Artık tek çare olarak doktorların söyledikleri tüp bebeği yaptırmayı
kabüllendik ve Cerrahpaşa’da başladık tüp bebek yaptırmaya. Kesin
olacak hevesleriyle ne dendiyseler fazlasıyla yaptık ama sonuç
yok.Sonuç yok ama bu sefer pisikolojik yıkım şimdiye kadar olanların
hepsine bedel.
Çaresiz Yeşilköy İnterneşılın Hospital’de ikinci üçüncü denemeyi de
yaptırdık, ama sonuç hep hüsran…(Birinci kalite embriyo bile elde
edemiyorlar.En kaliteli embriyolar bile ikinci kalitede
oluşuyor.)Doktora neden olmadığını sorduk.Doktor “yomurtalar kalitesiz
olduğundan sonuç vermiyor”dedi. Biz “yumurtaların kalitesini
düzeltemezmisiniz” diye sorunca doktorumuz “yumurtayı toplamadan
kalitesini anlıyamıyoruz, yumurta toplandıktan sonrada yumurta
üzerinde oynama yapamayız” dedi. Biz çarenin ne olduğunu soruncada
“Şansınızı deneyeceksiniz,başka çare yok”dedi.

Düşündük ve doktor değiştirmeye karar verdik. Tüp bebek yapan diğer
merkezleride araştırdım. Okmeydanı’nda Memorıal Hastanesi’nde daha
farklı bir uygulama yapıldığını öğrendim.(Kokalçır ve embriyoların
genetik incelemesi) Başladık o merkezde tedaviye. Ama sonuç yine
boş…

Yine doktor değiştirdik ve Etiler’de Fertijin Kadın Sağlığı ve Tüp
Bebek Merkezi’nde daha değişik uygulamayla çalışmaya başladık.(
Lenfosit aşısı ) Ama yine sonuç diğerlerinden farksız…

Ben artık bütün ümitlerimi kaybettim, olmayacağını kabullendim ve
hatta dünyada çocuğu olmayan tek aile biz olmadığımızı, bizim
durumumuzda daha nice aileler olduğunu düşünmeye başladım. Artık daha
boşu boşuna doktorlara, kocakarılara ya da hocalara para yedirmenin
gereksiz olduğuna karar verdim. Ama eşim bir türlü vaz geçmiyor, yine
doktora gidelim diye her gün kafamı ütülüyor…
Sadece eşimi susturmak için tekrar doktora gitmeyi kabullendim.
Benim için doktorun ve hastanenin artık önemi yoktu.Çünkü 5 defa
aşılama, 5 defa tüp bebek yaptırdık. Sonuç olumsuz olduğuna göre,
altıncı tüp bebek denemesindemi olacak. “Hangi hastane olursa olsun,
doktor kim olursa olsun. Ne önemi var. Sonuçta çocuk olmayacak
nasılsa…” diye düşünüyordum. Eşim “Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ne
gidelim.” dedi. Ben bir gün bir arkadaşla konuşurken Gaziosmanpaşa
Şafak Hastanesi’ne gitmeyi düşündüğümüzü söyledim. O arkadaş, “Ben
Gaziosmanpaşa Şafak Hastanesi’ndeki doktorları tanıyorum. Onlar Alman
Hastahanesi’nden oraya gittiler. Onlar iyi doktorlar ama isterseniz
siz Alman Hastahanesi’ne gidin.” dedi.( O arkadaşımda Alman
Hastahanesi’nde tüp bebek yaptırmış. 8 Yaşında ikiz iki oğlu var.) Eve
geldiğimde eşime söyledim. Eşim “Tamam, Alman Hastahanesi’ne
gidelim.”dedi. Randevumuzu aldık ve gittik. Dç.Dr.Ulun ULUĞ bey eşimi
muayene etti, elimizdeki dökümanları inceledi ve bize “Benim burada
yapacaklarımın hepsini siz yaptırmışsınız. Bende yapılanların aynısını
yapacağım.Ama isterseniz sizi önce aile hekimi bir arkadaşa
göndereyim, o size baksın. Onun çalışması bitince bana gelirsiniz”
dedi. Denize düşen yılana sarılırmış; çaresiz kabullendik. 30.07.2007
tarihine aile hekimi Uzm.Dr. Murat BERKSOY’a randevumuzu Ulun Bey’in
sekreteri aldı. Randevu tarihimiz geldi, biz Nişantaşı’nın yolunu
tuttuk. Murat Bey eşimden ve benden çeşitli tahliller istedi.
Yaptırdık. Eşime çok sıkı bir diyet verdi. Eşim diyete ve spora
başladı. Kontrollerimize gidip geldik.Eylül ayının sonuna yakın eşim
kontrole yalnız gitti. Murat Bey eşime”Benim çalışmam tamam.Bu
adetinde tüp bebeğe başlayacaksınız.” demiş. 30 Eylül veya 01 Ekim
gibi eşimin hastalanması gerekiyordu. 06 Ekim 2007 ( Cumartesi )oldu
fakat eşim hastalanmadı. Ben Murat Bey’i aradım. Murat Bey,”Gebelik
testi yaptırın, tekrar beni ara.” dedi. Testi yaptırdık, aradım ve
dünyalar artık benimdi…. Murat Bey eşimin hamile olduğunu söylemişti.
Bu durumda Allah’a şükretmekten, ağlamaktan, Murat Bey’e ve Ulun
Bey’e dua etmekten başka daha ne yapılırdı ki bilmem. Bayram yakındı.
Ama biz zaten bayramımızı yaşıyorduk…
Eşimin laporoskopi ameliyatından sonra en az 50 kadın doğum
doktoruna gidip muayene olduk ve elimizdeki dökümanları gösterdik.Bize
tüpbebekten başka hiçbir çare olamadığını söylediler. Bu doktorların
çoğu (sözüm ona) profösördü.Sayın profösörler bilmiyorsanız
bilmediğinizi, bilipte kabullenemediyseniz kabullenemediğinizi
söyleseydiniz ne olurdu?.. İşte gerçek tüpbebekten başka çare varmış.
Tüpbebek değil, normal yolla eşim hamile. Hatta bu tedavi görülmeseydi
500 defada tüpbebek yaptırsaydık, öyle sanıyorum ki hepsinin de sonu
boş olacaktı.
27 Mayıs 2008 Salı günü mutluluğumuzun perçinleştiği gündü. Artık
muradımız gerçekleşmişti. Murat bebeğimiz kucağımızdaydı. Allah
olmayan herkese versin. Murat Bey ve Ulun Bey size çok teşekkürler…
Hakkınızı helâl edin… Bizim gözümüzde en büyük doktor sizlersiniz…

One Response to “yeni başarı öyküsü”

  1. nazile güman says:

    12 yıllık ewliyim önce allah ve sonra murat bey sayesinde 13 aylık ecrinnaz adında dünyalar tatlısı kızım var allahıma şükür

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *